Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da yer alan Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na düzenlenen ve 12 kişinin hayatını kaybettiği, 300’ü aşkın kişinin yaralandığı Husi saldırısının ardından ABD Başkanı Donald Trump’ın savaşa doğrudan dahil olma ihtimali yeniden gündeme geldi. Trump, Riyad yönetiminin yanında savaşa girmeyi değerlendirdiğini ifade etse de uzmanlar, Washington’ın yüksek askeri kapasitesine rağmen sahada kesin bir sonuca ulaşma imkanından yoksun olduğunu belirtiyor.
Askeri uzman Tuğgeneral İlyas Hanna, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM) operasyon sahasında geniş bir hedef havuzuna ve istihbarat ağına sahip olduğuna dikkat çekti. Hanna, Amerikan ordusunun geçmiş dönemde Husilerle 53 gün boyunca fiilen çatıştığını hatırlatarak, mevcut askeri gücün sahadaki dengeleri tek başına değiştirmeye yetmediğini vurguladı.
Masadaki beş savaş senaryosu ve üç günlük bombardıman planı
Pentagon ve Genelkurmay Başkanlığı’nın talebi üzerine Yemen ve İran eksenli 5 farklı harekat senaryosunun hazırlandığı ifade ediliyor. Amerikan basınına yansıyan değerlendirmelere göre, hazırlanan planların ilk aşaması Husi mevzilerine aralıksız 3 gün sürecek yoğun bir hava bombardımanını içeriyor.
Buna karşın ABD askeri karar alıcılarının üç günlük bombardımanın ardından operasyonel hedeflerin nasıl kalıcı hale getirileceği ve sahada hangi adımların atılacağı konusunda net bir yol haritası oluşturamadığı kaydediliyor. Bu stratejik belirsizlik, Trump’ın doğrudan askeri müdahalede bulunmasını engelleyen temel etken olarak öne çıkıyor.
Washington’ın temkinli yaklaşımında öne çıkan diğer kritik başlıklar şunlar:
- Husilerin Babülmendep Boğazı’ndaki deniz trafiğini engellememe ve Kızıldeniz’deki Amerikan gemilerini vurmama taahhüdü
- Hürmüz Boğazı, Babülmendep ve Süveyş Kanalı arasındaki deniz ticaret hatlarının kırılgan dengesi
- Geniş çaplı bir müdahalenin küresel enerji koridorlarında yaratacağı yüksek risk
Yemen iç cephesinde son durum: Taiz ve Kahbub hattı
Saha dinamiklerinde ise Yemen hükümet güçlerinin Taiz kentinde kontrolü büyük oranda sağladığı ve Husilerin şehir içindeki hareket alanını kısıtladığı aktarılıyor. Bununla birlikte kentin bazı bölgelerinde ve stratejik noktalarda çatışmaların devam ettiği bildiriliyor.
Uzmanlar, Lahic ile Taiz arasındaki bağlantıyı kesme potansiyeline sahip Kahbub Dağları çevresindeki hareketliliğin kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor. Batı sahili sınırları ve el-Cevf gibi kuzey vilayetlerinde süren çatışmalar, bölgesel güçlerin askeri tercihlerini doğrudan etkilemeyi sürdürüyor.

















