ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile olası yeni bir çatışma evresinde Amerikan ordusunun nükleer olmayan en büyük mühimmatı olan “GBU-43/B” (MOAB – Massive Ordnance Air Blast), bilinen adıyla “Bombaların Anası”nı kullanmayı değerlendirdiği iddia edildi. CNN’in askeri kaynaklara dayandırdığı habere göre Pentagon; ara seçimler öncesinde ya da sonrasında harekat emri verilmesi durumunda İran’ın yer altı nükleer tesislerini ve enerji altyapısını bu devasa bombayla vurmayı içeren yeni planlar hazırladı.
Beyaz Saray iddiaları ne yalanladı ne de doğruladı. Beyaz Saray yetkilileri, doğru ya da yanlış olsun hassas askeri operasyonlar hakkında yorum yapılmayacağını ancak Başkan Trump’ın İran’ın nükleer silaha erişmesini engellemek için elinde çok çeşitli seçenekler bulunduğunu vurguladı.
10 tonluk canavar: Yeryüzünde 1 kilometre, yer altında 60 metre
Askeri uzman Albay Nidal Ebu Zeyd, Al Jazeera’ye yaptığı değerlendirmede 2002-2003 yıllarında geliştirilen ve daha önce Afganistan’da kullanılan GBU-43/B mühimmatının teknik kapasitesini şu verilerle aktardı:
- Dehşet verici tahrip gücü: Toplam ağırlığı yaklaşık 10 ton olan bombanın 8,5 tonunu yüksek tesirli patlayıcılar oluşturuyor.
- Havadaki patlama ve şok dalgası: Mühimmat yere çakılma anında değil, yere belirli bir mesafe kala havada infilak ediyor. Bu sayede 1 kilometre yarıçapındaki dairesel bir alanda yer üstündeki tüm canlıları ve yapıları yerle bir eden devasa bir şok ve basınç dalgası (blast) üretiyor.
- 60 metrelik sığınak delici etki: Şok dalgası ve sarsıntı yerin yaklaşık 60 metre derinliğine kadar nüfuz ederek tünelleri ve yer altı tesislerini çökertebiliyor. Hedefte ise özellikle İran’ın dağ içine inşa ettiği ve “Kuas Dağı” olarak bilinen korunaklı yer altı nükleer kompleksleri bulunuyor.
İran nasıl karşılık verir: “Coğrafya kartı” ve hipersonik füzeler
Albay Ebu Zeyd, Washington’ın bu büyüklükte bir mühimmatı gündeme getirmesinin İran’ın askeri hamlelerini doğrudan tetikleyebileceğine dikkat çekti. İran Milli Güvenlik Konseyi Başkanı Muhsin Rızai’nin “Yeni bir saldırıya karşı coğrafyayı devreye sokarız” açıklamasını hatırlatan Ebu Zeyd, Tahran’ın muhtemel karşı adımlarını şöyle sıraladı:
- Körfez adalarına kara harekâtı: İran Devrim Muhafızları’nın Kuveyt’e ait Bubiyan Adası başta olmak üzere Basra Körfezi’ndeki stratejik adalara yönelik kara sızmaları veya işgal operasyonları gerçekleştirebileceği belirtiliyor. Kuveyt makamları, geçen mayıs ayında Bubiyan’da bazı Devrim Muhafızları subaylarını gözaltına aldıklarını duyurmuştu.
- C-430 Hipersonik Projesi: Tahran’ın füzelerin hızını 5 Mach’tan 10 Mach seviyesine çıkaran ve hava savunma kalkanlarını atlatan süzülme teknolojisine sahip “C-430” projesini devreye sokması bekleniyor.
- ABD’nin kara savaşı çıkmazı: Uzmanlar, İran’ın sarp dağlık coğrafyası nedeniyle ABD ordusunun doğrudan kapsamlı bir kara işgaline girişmesinin son derece düşük bir ihtimal olduğunu; Washington’ın kara unsurlarını ancak Belucistan’daki ayrılıkçı gruplara taktik lojistik destek sağlamak amacıyla sınırlı şekilde kullanabileceğini vurguluyor.
Askeri gözlemciler, GBU-43/B’nin İran arenasında ilk kez kullanılmasının savaşı geri dönülemez bir eşiğe taşıyacağını ancak buna rağmen nükleer tesisleri tamamen imha etme ya da savaşın sonucunu tek başına belirleme garantisi sunmadığını değerlendiriyor.

















