Irak hükümeti, 1960’lı yılların ortalarından bu yana atıl kalan ulusal deniz ticaret filosunu yeniden canlandırmak amacıyla tarihi bir adım attı. Irak Ulaştırma Bakanlığı tarafından yürütülen proje kapsamında, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Cebel Ali Limanı ile Basra’daki Umm Kasr Limanı arasında sefer yapacak olan “Irak Hattı”, 15 Ekim itibarıyla yaklaşık 500 konteynerlik deneme seferiyle resmen faaliyete geçiyor.
Yarım asrı aşkın bir aranın ardından denizlere dönen Irak bandıralı ticari gemiler, bölgedeki jeopolitik gerilimler ve özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik krizleri karşısında ülkenin lojistik bağımsızlığını güçlendirmeyi amaçlıyor.
Sübvansiyonlu yakıt ve beklemesiz liman geçişi
Irak Deniz Taşımacılığı Sözcüsü Talip el-Büdeyri, sefere hazırlanan Basra, el-Hadba, Bağdat ve el-Müsenna adlı ticari gemilerin mürettebat eğitimlerinin ve teknik hazırlıklarının tamamlandığını açıkladı. Projeyi “ulusal ve egemenlik temelli bir hamle” olarak niteleyen Büdeyri, hattın tüccarlara ve sanayicilere ciddi navlun ve maliyet avantajı sağlayacağını ifade etti:
- Sübvansiyonlu Yakıt: Gemilerin kullandığı akaryakıt doğrudan Irak Petrol Bakanlığı tarafından sübvanse edildiği için taşıma tarifeleri uluslararası piyasaya kıyasla daha rekabetçi olacak.
- Doğrudan Yanaşma Hakkı: Irak devletine ait gemiler Umm Kasr Limanı’na girişlerde sıra beklemeden doğrudan rıhtımlara yanaşabilecek, bu da bekleme sürelerini ve operasyonel maliyetleri ciddi ölçüde düşürecek.
Hürmüz Boğazı krizine karşı alternatif rotalar
Irak’ın deniz hattını yeniden devreye sokması, ABD ile İran arasındaki askeri çatışmalar sebebiyle Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğinin dibe vurduğu bir döneme denk geldi. Küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) arzının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği boğazdaki aksamalar, Bağdat yönetimini Asya pazarları için yeni koridorlar aramaya mecbur bıraktı.
Sözcü Büdeyri, Çin ve Hindistan’dan gelen yüklerin Hürmüz Boğazı’na girmeden Umman limanlarına indirilmesi, oradan kara yoluyla BAE’ye ve ardından deniz yoluyla doğrudan Basra’ya ulaştırılması yönündeki çok modlu alternatif güzergahların masada olduğunu açıkladı.
Kalkınma Yolu ile entegre taşıma ağı
Irak Ulaştırma Bakanlığı Medya ve İletişim Direktörü Hüseyin Ahmed el-Kerbelai ise deniz taşımacılığının canlandırılmasının petrol dışı gelirleri artırma hedefinin bir parçası olduğunu vurguladı. Kerbelai, projenin özel sektörü dışlamadığını, aksine Basra’dan başlayıp Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanması hedeflenen “Kalkınma Yolu Projesi” ile entegre bir lojistik omurga oluşturacağını kaydetti.
Temelleri 1952 yılında atılan ve 1960’larda Kuzey Avrupa ile Basra Körfezi arasında düzenli seferler düzenleyen Irak deniz taşımacılığı, 60 yıl sonra atılan bu adımla küresel ticaretteki rekabet gücünü yeniden test etmeye hazırlanıyor.


















