İngiliz The Telegraph gazetesinin silah uzmanları ve uluslararası araştırma raporlarına dayandırdığı haberine göre, Yemen’deki Husiler (Ensarullah), son yıllarda Çinli tedarikçilerle ilişkilerini derinleştirdi. Çift kullanımlı (hem sivil hem askeri) ekipman ve malzeme tedarikini artıran grubun, elde ettiği kritik parçalarla kendi balistik füze kapasitesini yerel olarak geliştirmeyi hedeflediği öne sürüldü.
Çatışma bölgelerindeki silah sevkiyatlarını izleyen İngiltere merkezli “Conflict Armament Research” (CAR) örgütü, Husilerin menzili bin kilometreyi aşan İran tasarımı “Hayber Şeken” balistik füzesinin kritik parçalarını kendi imkânlarıyla üretmeye hazırlandığını tespit etti. Husilere ulaştırılmak üzereyken ele geçirilen sevkiyatlarda; özel siparişle üretilmiş füze bileşenleri, ham maddeler, test aletleri ve Çinli tedarikçileri işaret eden resmî sevkiyat belgeleri bulundu.
Yerel üretimde sıçrama ve Tahran’dan bağımsızlaşma adımı
Silah uzmanları, Husilerin savunma sanayisini yerelleştirme hamlesinin dikkat çekici bir aşamaya ulaştığına işaret ediyor. Bin kilometrenin üzerinde menzile sahip balistik füzelerin üretim teknolojisine dünyada çok az sayıda ülkenin sahip olduğu hatırlatılırken, yerli üretimin artmasının Husilere ana destekçileri olan İran karşısında daha geniş bir manevra alanı ve operasyonel bağımsızlık sağlayabileceği değerlendiriliyor.
Birleşmiş Milletler raporları ve saha araştırmaları, Husilere giden yasa dışı kargolarda Çinli şirketlerin en büyük kaynak olduğunu gösteriyor. Ele geçirilen malzemeler arasında silah sanayisinde kullanılan hassas işleme tezgahları, roket yakıtına dönüştürülebilen kimyasal gübreler, füzeler için özel alaşımlı metaller ve insansız hava araçlarında (İHA) kullanılan gelişmiş elektronik devre kartları yer alıyor.
Pekin için “inkâr edilebilir” stratejik denge
ABD merkezli Basha Report danışmanlık şirketinin kurucusu Muhammed el-Başa, Çin’in Husilerle olan temaslarını “diplomatik koruma, seçici yaptırım uygulaması ve stratejik fırsatçılık” karması olarak tanımlıyor. Uzmanlara göre Pekin, ticari yapay zekâ teknolojilerinin, Çin hükümetiyle bağlantılı uydu hizmetlerinin ve çift kullanımlı teknolojilerin Yemen’e akışına göz yumarak bir tür “makul inkâr edilebilirlik” alanı oluşturuyor; malzemelerin standart sivil ticaret kapsamında olduğunu öne sürebiliyor.
Haberde ayrıca, Husilerin Çin’deki köklü Yemenli tüccar ağlarını devreye soktuğu ve ilişkileri geliştirmek amacıyla özel ekiplerine Çince eğitimi aldırdığı vurgulandı. Bu temasların karşılığı olarak Husilerin, Kızıldeniz’den geçen Çin bandıralı ticari gemilere güvenli geçiş garantisi verdiği kaydediliyor.
Washington’a karşı düşük maliyetli baskı aracı
Çin resmî düzeyde Orta Doğu’da barış çağrıları yapsa da uzmanlar, Pekin-Husi hattının küresel güç mücadelesinin bir parçası olarak okunması gerektiğini belirtiyor.
Analistlere göre Husiler, Çin için hiçbir doğrudan askeri riske girmeden ABD ve müttefikleri üzerinde dolaylı baskı kurmanın en düşük maliyetli yollarından birini sunuyor. Pekin yönetimi, İran ile kurduğu ilişki modeline benzer şekilde, doğrudan sahaya inmeden stratejik kazanımlarını maksimize etmeyi amaçlıyor.

















