Yemen’in orta kesiminde yer alan ve uluslararası alanda tanınan meşru hükümetin kontrolündeki Marib kenti, Husiler tarafından yoğun bir füze saldırısıyla hedef alındı. Marib Yerel İdaresi tarafından yapılan resmi açıklamada, kentin sivil yerleşim alanlarına sekiz balistik füze fırlatıldığı duyuruldu. Açıklamada, füzelerin düştüğü kesin noktalar ile meydana gelen can veya mal kayıplarına ilişkin henüz ayrıntılı bir bilgi paylaşılmadı.
Hükümet verilerine göre 2,2 milyondan fazla yerinden edilmiş Yemenliye ev sahipliği yapan Marib, petrol ve doğalgaz rezervleriyle stratejik bir merkez olmasının yanında ülkedeki en büyük insani sığınma havzası konumunda bulunuyor. Bölgede tansiyon hızla tırmanırken, yerel makamlar 15 Ekim tarihinde de kente 9 balistik füze ve 7 farklı mühimmatla benzer bir saldırı gerçekleştirildiğini hatırlattı.
Kritik bağlantı yolu havaya uçuruldu
Öte yandan çatışmalar yalnızca Marib hattıyla sınırlı kalmadı; Yemen hükümeti Husileri, kuşatma altındaki Taiz vilayeti ile güneydeki Lahic kentini birbirine bağlayan stratejik bir karayolunu havaya uçurmakla suçladı.
Yemen Bayındırlık ve Yol Bakanlığı, güzergah üzerindeki kritik bir köprünün patlayıcılarla hedef alındığını ve karayolu altyapısında ağır tahribat oluştuğunu açıkladı. Yapılan açıklamada, iki vilayet arasındaki sivil trafiğin, temel gıda maddelerinin, akaryakıtın ve tıbbi malzemelerin sevkiyatının bu sabotaj sebebiyle felç olduğu vurgulandı.
İnsani kriz ve yardım koridorları tehdit altında
Hükümet yetkilileri, hayati bağlantı yollarının ve köprülerin hedef alınmasını sivil altyapıya yönelik açık bir saldırı olarak nitelendirdi. Özellikle yıllardır abluka altında tutulan Taiz halkının dış dünya ile olan en önemli ikmal hatlarından birinin kesildiği belirtilerek, Birleşmiş Milletler ve uluslararası insan hakları kuruluşlarına sivil altyapının korunması için acil müdahale çağrısında bulunuldu.
Çatışmalar Şafak Operasyonu ile şiddetlendi
Bölgedeki askeri hareketliliğin, Yemen ordusu ve hükümete bağlı güçlerin 5 Ekim’de başlattığı “Yemen Şafağı Operasyonu”nun ardından yeni bir evreye girdiği görülüyor. Başta başkent Sana olmak üzere Husi kontrolündeki bölgeleri geri almayı hedefleyen kapsamlı harekat sürerken, sivil merkezlere ve ikmal yollarına yönelik saldırıların artması ülkedeki insani krizin daha da derinleşmesine yol açıyor.







