Yemen hükümeti, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’nin Suudi Arabistan ile Yemenli taraflar arasında arabuluculuk yapma teklifine sert tepki gösterdi. Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Tahran yönetiminin Husilere silah, fon ve lojistik sağlayarak çatışmaları kasten uzattığını belirterek, İran’ın bir çözüm ortağı değil, Yemen halkına yönelik savaşın doğrudan bir tarafı olduğunu açıkladı.
Tahran’ın arabuluculuk teklifine sert tepki
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’nin Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde arabuluculuk niyetini dile getirmesi Yemen yönetiminin tepkisini çekti. Resmi açıklamalarda bulunan Bakan Zuba, Tahran’ın bir yandan Husileri füze, insansız hava aracı ve askeri uzmanlarla donatırken diğer yandan arabulucu rolüne soyunmasını “Yemen halkına ve saldırı kurbanlarının ailelerine yönelik açık bir provokasyon” olarak nitelendirdi.
Zuba, uluslararası topluma seslenerek İran’ın Yemen’in egemenliğini ve iyi komşuluk ilkelerini çiğnemekten vazgeçmesi gerektiğini vurguladı.
Husilerin meşrulaştırılması çabalarına itiraz
Yemen Dışişleri Bakanı, Tahran’ın Husileri Yemen devletinin tek meşru temsilcisi gibi gösterme çabalarını ve krizi yalnızca Yemen ile Suudi Arabistan arasındaki bir anlaşmazlık gibi sunmasını kesin bir dille reddetti.
Tahran yönetiminin diplomatik teamülleri defalarca ihlal ettiğini hatırlatan Zuba, şu somut gelişmelere dikkat çekti:
- Büyükelçilik İhlalleri: Kasım 2019’da Tahran’daki Yemen diplomatik misyon binalarının Husilere devredilmesi ve Ekim 2020’de Sana’ya bir Devrim Muhafızları subayının sözde büyükelçi sıfatıyla atanması.
- Hava Sahası İhlali: Temmuz 2026’da uluslararası alanda tanınan meşru hükümetin izni olmaksızın Sana Havalimanı’na doğrudan uçuşlar düzenlenmesi.
- Görüşmeleri Sabote Etme: Husilerin Suudi Arabistan’ın sunduğu yol haritası dahil tüm barış girişimlerini reddederek ateşkes dönemlerini silahlanmak için fırsat bilmesi.
Riyad ile ortak güvenlik vurgusu
Açıklamada, Yemen ile Suudi Arabistan’ın güvenliğinin birbirine kopmaz bağlarla bağlı olduğu ve Riyad yönetiminin meşru müdafaa hakkının tam olarak desteklendiği ifade edildi. Husilerin Aden’deki sivil tesisleri, Taiz kentini ve uluslararası deniz ticaret yollarını hedef aldığına işaret eden Zuba; Körfez ülkeleri ve Ürdün’e yönelik tehditlerin İran’ın bölgeyi vekil güçlerle istikrarsızlaştırma politikasının bir sonucu olduğunu dile getirdi.
Bakan Zuba ayrıca Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2216 ve 2624 sayılı kararları çerçevesinde Husilere yönelik silah ambargosunun tavizsiz uygulanması ve grubun resmen terör örgütü listesine alınması çağrısında bulundu.
ABD’den İran’ın vekil güçlerine suçlama
Gelişmelerin ardından değerlendirmelerde bulunan ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran’ın bölgedeki yıkıcı rolüne dikkat çekti. Tahran yönetiminin Hizbullah ve Husileri finanse ederek Orta Doğu genelinde istikrarı baltaladığını belirten Hegseth, Husilerin Amerikan güçlerine karşı doğrudan bir eyleme girişmekten aldıkları caydırıcı yanıtlar sebebiyle çekindiklerini kaydetti.



















