İmran Han, tam adı İmran Ahmet Han Niyazi, 5 Ekim 1952’de Pakistan, Lahor’da doğdu.  

Gençliği ve kriket kariyeri

Han, Lahor’da varlıklı bir Peştun asıllı bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Worcester’daki Royal Grammar School ve Lahore’daki Aitchison College dahil olmak üzere Pakistan ve Birleşik Krallık’taki seçkin okullarda eğitim gördü. Ailesinde, her ikisi de Pakistan milli takımının kaptanı olarak görev yapan Javed Burki ve Majid Han da dahil olmak üzere birkaç başarılı kriket oyuncusu bulunuyordu.

İmran Han, gençliğinde Pakistan ve Birleşik Krallık’ta kriket oynadı ve Oxford Üniversitesi’nde felsefe, politika ve ekonomi alanlarında eğitim alırken krikete de devam etti. Han, 1971’de Pakistan milli takımı için ilk maçını oynadı.

1980’lerin başlarında Han, olağanüstü bir kriket oyuncusu ve çok yönlülüğüyle öne çıktı ve 1982’de Pakistan takımının kaptanı seçildi. 

1992’de Han en büyük atletik başarısını, Pakistan takımını finalde İngiltere’yi yenerek ilk Dünya Kupası şampiyonluğuna götürdüğünde elde etti. Aynı yıl tarihin en büyük kriket oyuncularından biri olarak ün kazanarak emekli oldu.

1992’den sonra Han, bir hayırsever olarak halkın gözüne girdi. Kriket kariyeri sırasında İngiliz magazinini oldukça işgal ettikten sonra, Sufi mistisizmini benimsedi ve daha önceki çapkın imajından kurtularak dini bir uyanış yaşadı. Han, hayırseverlik girişimlerinden birinde Lahor’da 1994 yılında açılan özel bir kanser hastanesi olan Shaukat Khanum Memorial Kanser Hastanesi için büyük bir bağış topladı. Hastane, Han’ın 1985 yılında kanserden ölen annesinin adını aldı.

Siyaset Hayatı

Han, kriketten emekli olduktan sonra, o dönemin Pakistan hükümetinin kötü yönetimini ve yolsuzluğunu açıkça eleştirmeye başladı. 

1996 yılında kendi siyasi partisini kurdu: Pakistan Adalet Hareketi Partisi (PTI). Ertesi yıl yapılan ulusal seçimlerde, yeni kurulan parti oyların yüzde 1’inden azını aldı ve Ulusal Meclis’te sandalye kazanamadı, ancak 2002 seçimlerinde biraz daha başarılı oldu ve Han tarafından doldurulan tek bir sandalye kazandı. 

Han, partisinin düşük oy almasının sorumlusunun oylara hile karıştırmak olduğunu ileri sürdü. Ekim 2007’de Han, Pervez Müşerref’in yaklaşan seçimlerdeki adaylığını protesto ederek Ulusal Meclis’ten istifa eden bir grup politikacı arasındaydı. Kasım ayında Han, olağanüstü hâl ilan eden Müşerref’i eleştirenlere yönelik baskılar sırasında kısa bir süre hapse girdi. PTI, aralık ortasında sona eren olağanüstü hali kınadı ve Müşerref’in iktidarını protesto etmek için 2008 genel seçimlerini boykot etti.

PTI’nin seçimlerdeki mücadelesinden sonra Han özellikle gençlerden destek almaya başladı. Pakistan’daki yolsuzluk ve ekonomik eşitsizlik eleştirilerine devam etti ve Pakistan hükümetinin Afganistan sınırına yakın militanlarla mücadelede ABD ile işbirliğine karşı çıktı. Ayrıca, Batılılaşmakla ve Pakistan’ın dini ve kültürel normlarından kopuk olmakla suçladığı Pakistan’ın siyasi ve ekonomik seçkinlerine karşı geniş açılımlar başlattı.

Yükseliş Dönemi

2013’ün başlarında yapılması planlanan milletvekili seçimlerinden önceki aylarda, Han ve partisi mitinglerde büyük kalabalıklar topladı ve Pakistan’ın yerleşik partilerinden birkaç kıdemli politikacının desteğini aldı. 2012’de yapılan anketlerde, Pakistan’daki en popüler siyasi figür olarak öne çıkıyordu.

Mayıs 2013’teki milletvekili seçimlerinden sadece birkaç gün önce, Han bir kampanya mitinginde bir platformdan düşerek başını ve sırtını yaraladı. Seçmenlere son bir kez seslenmek için hastane yatağından televizyona çıktı. PTI, 2013 seçimlerinde o güne kadar ki en iyi başarısına imza attı. Ancak parti, Navaz Şerif liderliğindeki Pakistan Müslüman Birliği-Navaz’ın (PML-N) kazandığı sandalye sayısının yarısından azını kazanabilmişti. Han, PML-N’yi seçimlere hile karıştırmakla suçladı. Soruşturma çağrıları karşılıksız kalınca, diğer muhalefet liderleri ile birlikte Şerif’e istifa etmesi için baskı yapmak amacıyla 2014 sonlarında dört ay süren protestolara öncülük etti.

Protestolar Şerif’i devirmeyi başaramadı, ancak yolsuzluk şüpheleri güçlendi. Han, 2016’nın sonlarında başka bir protesto düzenledi, ancak Yüksek Mahkeme soruşturma açmayı kabul ettikten sonra son dakikada protestoları iptal etti. Soruşturmada Şerif, kamu görevinden menedildi ve görevinden istifa etmek zorunda kaldı. Bu arada Han’ın da denizaşırı mülkleri olduğu ortaya çıktı, ancak açılan başka bir davada Yüksek Mahkeme tarafından menedilmemesine hükmedildi.

Ertesi yıl, Temmuz 2018’de seçimler yapıldı. Han, askeri teşkilatla fazla samimi olduğu yönündeki suçlamalarla mücadele etmek zorunda kalsa da yolsuzluk ve yoksullukla mücadele platformunda yarıştı. PTI, Ulusal Meclis’te çok sayıda sandalye kazandı ve Han, bağımsız parlamento üyeleriyle bir koalisyon sağladı. 18 Ağustos 2018’de başbakan oldu.

Han, başbakan olduğunda artan bir borç kriziyle karşı karşıya kaldı. Ekonomi büyüme yaşıyor olsa da, özellikle Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru (CPEC) girişimi nedeniyle, onun döneminden önceki ithalat ve borç taahhütleri son yıllarda fırlamıştı. Başbakan olarak görev yapmasına sadece birkaç hafta kala, ABD Pakistan’ın terörizmi durdurmak için yeterince çaba göstermediğini söyleyerek söz verdiği 300 milyon dolarlık askeri yardımı geri çekince kriz daha da kötüleşti. Han, önce “dost ülkelerden” dış yardım aramaya çalıştı. Çünkü Uluslararası Para Fonu’ndan (IMF), aldığı borç Pakistan’ın makroekonomik sorunlarını çözmede başarısız olmuştu. Pakistan, diğer ülkelerden dış yardım alamayınca, IMF’den acil kredi talebinde bulundu. Diğer kaynaklardan dış yardım aramaya devam etti ve daha sonra Çin , Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden yatırım vaatleri aldı.

Han, dış yardım aramanın yanı sıra, Pakistan’ın dış ilişkilerinde birçok önemli gelişmeye öncülük etti. Ülke, komşu Afganistan ile ilişkileri geliştirerek Taliban’ı ABD ile müzakereye oturttu.

Şubat 2019’da önceden Keşmir’de 40 Hintli personelin öldüğü intihar saldırısı sebebiyle, Hindistan Pakistan’a 50 yıl sonra hava saldırısı düzenledi. Pakistan, gerilimi tırmandırmaktan kaçındı. Hindistan ise tekrar Pakistan’ın hava sahasına girerek iki savaş uçağı düşürdü ve bir pilotu ele geçirdi. Olaydan sonra Han, militanlara baskı uyguladı. Çok sayıda tutuklamalar yaparak birçok dini okulu kapattı, mevcut yasalar için reform sözü verdi.

2020’nin başlarında başlayan COVID-19 pandemisi, ülkenin ekonomik sıkıntılarını ağırlaştırdı. Han, aldığı çok sayıda uyarıya rağmen karantina uygulamasını onaylamakta oldukça geç kaldı. O dönemde, muhalefet partisince kontrol edilen Sindh eyaleti karantina uygulamaya çoktan başlamıştı. Han, ancak Nisan ayı sonunda ülke çağında bir karantina uygulamasına onay verdi. Bu karantina kriziyle tepkileri üstüne çekti.

Görevden alınması

Han, askeri teşkilatla yakın ilişkisi, militanlara yönelik baskıları ve ekonominin kırılgan durumu nedeniyle muhalefet tarafından sert eleştirilere maruz kaldı. 

2020’nin sonlarında ana muhalefet partileri, sivil hükümetin askeri düzenden bağımsızlığını artırma hedefiyle Pakistan Demokratik Hareketi (PDM) adında bir koalisyon kurdu. PDM tarafından düzenlenen protestolar ve mitingler, Han’ı ordunun kuklası olmakla suçladı ve istifaya çağırdı. Mart 2021’de bu partiler başbakanın güvenoyunu boykot ettiler.

O yılın ilerleyen aylarında Han, üst düzey mevkilerini etkilemeye yönelik başarısız girişiminin ardından askeri teşkilatla arasını açtı. Devam eden enflasyonla ilgili hayal kırıklıkları artarken, muhalefet Mart 2022’de kendi güvenoyunu kullanmak için harekete geçti; PTI’nin kilit müttefikleri iktidar koalisyonundan çekildi ve partinin çok sayıda üyesi de taraf değiştirdi. Oylama yapıldı ve 10 Nisan’da Han, Pakistan tarihinde güvensizlik tedbiri ile görevden alınan ilk başbakan oldu.

Ekonomi, Şahbaz Şerif ve PML-N liderliğindeki yeni bir hükümet altında daha da kötüye gitti ve PTI’nin geri dönüşü için zemin hazırlanmış oldu. Ezici zaferle PTI, Pakistan’ın en büyük eyaleti ve PML-N’nin güçlü bir kalesi olan Pencap eyaletinde Temmuz 2022’de yapılan yasama seçimlerinde 20 sandalyenin 15’ini kazandı .

Ancak Han, ülke çapında düzenlenen mitinglerde ivme kazanmaya çalışırken önemli zorluklarla karşılaştı. Ağustos ayında bir konuşmasında İslamabad’da polis memurları ve bir hâkimi dava etmekle tehdit ettiği için yoğun baskıya maruz kaldı. 

İlerleyen zamanda, bu konuşma nedeniyle suçlamalarla karşı karşıya kaldı. Ekim ayında, seçim komisyonunun yolsuzluk uygulamalarından suçlu olduğunu iddia etmesi üzerine Han, geçici olarak kamu görevlerinden menedildi. 

Bunun üzerine İmran Han hakkında dava açıldı ve tutuklanması gündeme geldi.

Kasım ayında Lahor şehrinden İslamabad’a giden bir protesto konvoyunun başındayken bir suikast girişiminde bacağından vuruldu. 

Başbakanlık görevi sona ermiş olsa da Imran Han’ın partisi hala ülkenin bir numaralı partisi. Ülkede siyasi belirsizlik sürerken, İmran Han’ın siyasi hayatının nasıl devam edeceği merak ediliyor.

Daily Ummah