Siyasi ve askeri tırmanışın ortasında, bir yanda İran, diğer yanda ABD ve İsrail arasındaki çatışma, sosyal medya platformlarında alışılmadık bir alana taşındı.
Geçtiğimiz günlerde İran’ın çeşitli ülkelerdeki büyükelçiliklerine ait X (eski adıyla Twitter) hesapları, Amerikan ve İsrail mesajlarını çürütmeyi ve hatta onlara doğrudan bir “karşı propaganda” üslubuyla karşılık vermeyi amaçlayan alaycı ve saldırgan bir söylem üreten aktif platformlara dönüştü.
Koordineli kampanya ve sert siyasi alay
İran büyükelçilikleri geleneksel tepkilerle yetinmeyip alaycılık ile sert siyasi mesajları harmanlayan dikkat çekici bir söylem benimsedi.
İran’ın Güney Afrika Büyükelçiliği, Washington ve Tel Aviv’in benimsediği “rejim değişikliği” söylemiyle açıkça alay ederek, “Rejim değişikliği başarıyla tamamlandı… Amerika’yı yeniden harika yapalım” ifadelerinin yer aldığı bir görsel paylaştı.
Büyükelçilik bu paylaşıma, “değişimin” İran’da değil ABD’nin kendi içinde yaşandığına dair alaycı bir gönderme olarak, görevden alınanların isimlerinin üzerine çarpı (X) işareti konulmuş üst düzey ABD’li subayların fotoğraflarını da ekledi.
“İran yeni başlayanlar için değil”
Güneydoğu Asya’da, İran’ın Tayland Büyükelçiliği hem uyarı hem de propaganda niteliği taşıyan bir mesajla “İran yeni başlayanlar için değil” ifadesini paylaşarak kısa ama dikkat çekici bir söylem benimsedi.
İran’ın Güney Kore Büyükelçiliği’nin tepkisi ise ABD’nin İran’ı “Taş Devri’ne” döndürme tehditlerinin ardından çok daha sert oldu. Büyükelçilik, çatışmayı sadece siyasi bir kriz değil, tarihi bir yüzleşme olarak yeniden çerçevelemeye çalışarak İran’ın “ABD’nin varoluşundan çok daha eskiye dayanan bir medeniyet” olduğunu belirtti.
Tarihe atıf ve medeniyet kimliği
İran’ın Güney Afrika Büyükelçiliği daha da ileri giderek “Kiros Silindiri”ni insan haklarının erken bir sembolü olarak hatırlattı ve İran’ın “sadece bir devlet değil, İskender ve Moğollara karşı ayakta kalmış bir medeniyet” olduğunu vurguladı.
Bu söylem, Tahran’ın yaptırımlara ve askeri tehditlere odaklanan Batı söylemine karşı tarihini bir propaganda aracı olarak kullandığını gösteriyor.
Trump’a doğrudan saldırı mesajları
Siyasi figürler de bu kampanyadan nasibini aldı. İran’ın Romanya Büyükelçiliği, ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamalarındaki çelişkilere değinerek onu doğrudan hedef aldı ve “hafıza kaybı yaşayan bir yalancı” olarak nitelendirdi.
İran’ın Avusturya Büyükelçiliği ise Washington’ın “ekonomik korsanlıkla” suçlanmasına atıfta bulunarak petrolle ilgili Amerikan çağrılarıyla alay etti ve dikkat çekici bir etiketle (#MakePiracyGreatAgain – Korsanlığı Yeniden Harika Yapalım) paylaşımda bulundu.
Benzeri görülmemiş söylemsel tırmanış
Doğu Avrupa’da İran söylemi daha da sertleşti; İran’ın Finlandiya Büyükelçiliği Avrupalı yetkililere saldırarak, alışılmadık bir diplomatik dille onların tutumlarını ABD’ye boyun eğmek olarak nitelendirdi.
İran’ın İngiltere Büyükelçiliği gibi diğer hesaplar da sahadaki gelişmelere anlık tepkiler vererek, Washington’ın savaş uçaklarının düşürülmesine şaşırdığını ima eden alaycı bir üslup kullandı.
Paralel anlatıların savaşı
Buna karşılık Amerikan ve İsrail hesapları da İran halkına yönelik mesajlar yaymada aktif rol oynuyor. Bunlar arasında İranlıları rejimi protesto etmeye çağıran içeriklerin yanı sıra doğruluğu şüpheli veya bağlamından koparılmış videolar paylaşan “Farsça İsrail” hesabı da yer alıyor.
Söylemlerdeki bu paralellik, askeri çatışma kadar önemli olan bir dijital anlatı savaşını ortaya koyuyor; zira her iki taraf da dijital medya araçları üzerinden İran ve uluslararası kamuoyunu kazanmaya çalışıyor.


