ABD merkezli Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, ABD ile İsrail’in bir yanda, İran’ın diğer yanda olduğu savaşı durdurmak amacıyla aralarında Pakistan’ın da bulunduğu bölge ülkeleri tarafından yürütülen arabuluculuk çabalarının “çıkmaza girdiğini” bildirdi.
Cuma akşamı yayımlanan habere göre İran, savaşı durdurmaya yönelik Amerikan şartlarını “kabul edilemez” bularak, önümüzdeki günlerde İslamabad’da ABD’li yetkililerle bir araya gelmeye hazır olmadığını arabuluculara iletti.
Yeni adres arayışları: Doha veya İstanbul
WSJ, arabuluculuk çabalarındaki bu tıkanıklığı aşmak için Türkiye ve Mısır’ın yeni çıkış yolları aradığını aktardı. Bu kapsamda iki ülkenin, görüşmelerin tıkanıklığını giderecek yeni tekliflerin yanı sıra, müzakerelere ev sahipliği yapmak üzere Doha veya İstanbul gibi yeni adresleri değerlendirdiği ifade edildi.
Öte yandan, İran’ın yarı resmi Fars Haber Ajansı da cuma akşamı isimsiz bir kaynağa dayandırdığı haberinde, Tahran’ın ABD’nin 48 saatlik ateşkes teklifini reddettiğini duyurdu. Kaynak, söz konusu teklifin geçtiğimiz çarşamba günü adı açıklanmayan başka bir ülke üzerinden iletildiğini belirtti.
15 maddelik barış planı ve diplomasi trafiği
Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar, perşembe günü yaptığı açıklamada, Tahran ile Washington arasında arabulucu sıfatıyla hareket eden ülkesinin, ABD’ye ait 15 maddelik bir ateşkes planını İran’a teslim ettiğini doğrulamıştı. Dar, X (eski adıyla Twitter) hesabından yaptığı paylaşımda, “ABD ile İran arasında Pakistan’ın ilettiği mesajlar aracılığıyla dolaylı görüşmeler yapılıyor” ifadelerini kullanmıştı.
Bakan Dar ayrıca; Pakistan, Suudi Arabistan, Türkiye ve Mısır’ın geçtiğimiz pazar günü “Orta Doğu’daki savaşı kalıcı olarak sona erdirmenin yollarını” masaya yatırdığını ve Çin’in de olası ABD-İran görüşmelerine İslamabad’ın ev sahipliği yapma girişimini desteklediğini sözlerine eklemişti.
Savaşın bilançosu ve nükleer kriz
28 Şubat’ta başlayan ABD ve İsrail saldırılarında, aralarında İran Dini Lideri Ali Hamaney ve onlarca üst düzey askeri komutanın da bulunduğu yüzlerce kişi hayatını kaybetti, ülkede geniş çaplı bir yıkım meydana geldi.
Anadolu Ajansı’nın (AA) verilerine göre; Tahran’ın İsrail’e füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) verdiği karşılıklar sonucunda en az 16 İsrailli öldü, yüzlerce kişi yaralandı. Ayrıca düzenlenen saldırılarda 13 ABD askeri hayatını kaybetti. İran’ın Körfez ülkelerindeki “ABD üsleri ve çıkarları” olduğunu iddia ederek düzenlediği bazı saldırılar ise sivil can kayıplarına ve sivil altyapının zarar görmesine neden oldu.
İran, Umman arabuluculuğunda ABD ile nükleer program konusunda ilerleme kaydedildiğini duyurmasına rağmen 28 Şubat’ta sürpriz bir saldırıya uğramıştı. Washington ve Tel Aviv, Tahran’ı İsrail’i ve ABD’nin bölgedeki dost ülkelerini tehdit eden nükleer ve füze programlarına sahip olmakla suçlarken; İran nükleer programının tamamen barışçıl olduğunu ve nükleer silah üretme peşinde olmadığını savunuyor.
Öte yandan İsrail, bölgede nükleer silah cephaneliğine sahip tek ülke konumunda bulunuyor; ancak bu durumu resmi olarak kabul etmiyor ve uluslararası denetime tabi tutulmuyor.


