İşgal altındaki Doğu Kudüs’te gerilim, yerleşimci grupların sivil ve dini mekanlara yönelik müdahaleleriyle tırmanmaya devam ediyor. Salı günü öğen sonra bir grup radikal Yahudi yerleşimci, Mescid-i Aksa’nın güneyinde yer alan Selvan beldesindeki tarihi bir Müslüman mezarlığına baskın düzenledi. Olayın ardından bölgeye intikal eden İsrail işgal güçleri, yerleşimcileri koruma altına alarak Filistinlilerin hareket alanını kısıtladı.
Yerel kaynaklardan alınan bilgilere göre, baskın sırasında İsrail ordusu ve polisi, Selvan beldesindeki Ras el-Amud Mahallesi ile tarihi Esbat Kapısı (Babü’l-Esbat) bölgesine çıkan tüm ana ve ara yolları trafiğe ve yaya geçişine tamamen kapattı. Mezarlığın yakın çevresinde güvenlik kordonu oluşturan işgal güçleri, mahalle sakinlerinin evlerine ulaşmasını engellerken, bölgede tansiyonun yükselmesine neden oldu.
Batı Şeria ve Kudüs’te şiddet sarmalı büyüyor
Kudüs ve Batı Şeria genelinde sivil halka yönelik baskılar, Ekim 2023’ten bu yana hem ordu birlikleri hem de silahlı yerleşimci gruplar eliyle sistematik olarak artırılıyor. Resmi Filistin verilerine göre, 8 Ekim 2023 tarihinden bu yana işgal altındaki topraklarda yürütülen askeri operasyonlar ve yerleşimci saldırıları neticesinde korkunç bir bilanço ortaya çıktı.
Kayıplar ve gözaltılar korkutucu boyutta
Yayımlanan son raporlar, bölgedeki insani krizin derinliğini şu verilerle gözler önüne seriyor:
- Can Kayıpları: Çatışma ve baskınlarda hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı 1.173’e ulaştı.
- Yaralılar: Gerçek mermi, darp ve gazdan etkilenme sonucu yaralananların sayısı 12 bin 666 olarak kayıtlara geçti.
- Tutuklamalar: İsrail zindanlarına atılan ve büyük kısmı idari tutuklu olan sivil sayısı 9 bin 600 sınırına dayandı.
- Zorunlu Göç: Evleri yıkılan ya da güvenlik gerekçesiyle yerinden edilen Filistinli sığınmacı sayısı ise 33 bini aşmış durumda.
Dini ve tarihi mekanlar sistematik hedefte
Filistinli analistler, Selvan’daki mezarlık baskınının münferit bir olay olmadığına dikkat çekiyor. Doğu Kudüs’ün İslami ve tarihi kimliğini gerileterek bölgeyi tamamen Yahudileştirmeyi amaçlayan politikanın bir parçası olarak, mezarlıklar, camiler ve sivil mülkler sık sık radikal grupların tacizine uğruyor. Bölge sakinleri, uluslararası topluma Kudüs’teki tarihi mirasın ve sivil halkın korunması adına caydırıcı adımlar atma çağrısını yineliyor.



