İsrail ordusunun Gazze Şeridi ve Suriye sahasında peş peşe düzenlediği hava saldırıları, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Orta Doğu’da tansiyonu düşürme ve diplomatik çözüm üretme çabalarını ciddi bir sınavla karşı karşıya bıraktı. ABD Özel Temsilcisi Jared Kushner’ın bölge temasları ve Suriye ile yürütülen güvenlik görüşmelerinin hemen ertesinde gelen bombardımanlar, Washington’ın Tel Aviv üzerindeki nüfuzunun sınırlarını yeniden tartışmaya açtı.
Gazze’de 15 maddelik barış planı çıkmazda
The New York Times gazetesinin aktardığı bilgilere göre, ABD Özel Temsilcisi Jared Kushner’ın Kudüs’te İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile görüşmesinden yalnızca bir gün sonra Gazze kentinde bir kafeye ölümcül hava saldırısı düzenlendi.
Görüşmelerde öne çıkan temel anlaşmazlık noktaları şöyle kaydedildi:
-
Eş zamanlılık krizi: Trump yönetiminin hazırladığı 15 maddelik plan, Hamas’ın kademeli olarak silah bırakması ile İsrail ordusunun aşamalı geri çekilmesini paralel yürütmeyi öngörüyor. Netanyahu hükümeti ise silahsızlanma tamamen tamamlanmadan hiçbir şekilde geri çekilmeye yanaşmıyor.
-
Ateşkes ihlalleri: Kushner’ın Mısır’da görüştüğü Hamas heyeti, İsrail’in yürürlükteki mutabakatı sürekli ihlal ettiğine dair somut bir liste sundu.
Suriye’de Ebu ez-Zuhur gerilimi ve Beyaz Saray’da hayal kırıklığı
Suriye sahasında ise İsrail jetlerinin İdlib’in doğusundaki Ebu ez-Zuhur Askeri Havaalanı’na 8 hava saldırısı düzenlemesi, Axios’un haberine göre Beyaz Saray ve Pentagon bürokrasisinde ciddi bir rahatsızlık yarattı.
İsrail tarafı saldırının üsse konuşlanması muhtemel Türk askeri varlığını ve gelişmiş savunma sistemlerini engellemek amacıyla yapıldığını iddia ederken, Türk yetkililer üste herhangi bir askeri birliğin bulunmadığını belirterek iddiaları yalanladı.
ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, saldırıyı bölge istikrarına katkı sağlamayan “gereksiz bir tırmanma” olarak niteledi ve Ahmed eş-Şera liderliğindeki Suriye hükümetinin İsrail’e karşı yapıcı bir tutum sergilediğini hatırlattı.
Netanyahu’ya net kırmızı çizgi çizilemiyor
Amerikan basınındaki değerlendirmelerde, Trump’ın Suriye hükümetiyle yürüttüğü diplomatik açılımı bir dış politika başarısı olarak gördüğü ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yakın temasını koruduğu bir dönemde, Netanyahu’nun tek taraflı operasyonlarının Washington’ı köşeye sıkıştırdığı vurgulanıyor.
Haber analizlerde, İsrail’de yaklaşan seçimler öncesinde Netanyahu’nun askeri adımları iç politika malzemesi yaptığı; Beyaz Saray’ın tepkisine rağmen Tel Aviv yönetimine karşı caydırıcı ve bağlayıcı kırmızı çizgiler çekmekte isteksiz kaldığı ifade ediliyor.



