Türkiye’deki Çeçen diasporası, Rusya ve Kremlin destekli Ramazan Kadirov yönetiminin Türkiye kamuoyunu ve Kafkas diasporasını hedef alan propaganda faaliyetlerine karşı kritik bir uyarı yayımladı. Çeçen Kafkas Muhacirleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (KAFKASDER) Başkanı Ali Vishaciyev, yayımladığı basın açıklamasıyla Kadirov yönetiminin faaliyetlerine ve son dönemdeki girişimlerine dikkat çekti.
Açıklamada, Suriye ve Ukrayna’daki çatışmaların ardından uluslararası alanda yalnızlaşan Rusya’nın, Türkiye’de kamuoyu desteği ve sempati devşirebilmek adına propaganda çalışmalarına hız verdiği belirtildi. Türkiye’de Rus propagandasına karşı en güçlü toplumsal bariyerlerden birini Çeçen bağımsızlık mücadelesine duyulan tarihî desteğin oluşturduğu vurgulandı.
“Kadirov bağımsızlık davasının mirasçısı değil”
Kadirov yönetiminin, Çeçen bağımsızlık mücadelesinin ve tarihî liderlerinin devamı gibi gösterilmeye çalışılmasına sert tepki gösterilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Ramazan Kadirov, Cevher Dudayev ile simgeleşen bağımsız Çeçenistan liderlerinin bir devamı değildir. Aksine, Rusya tarafından atanmış, tek görevi Moskova’nın talimatlarını harfiyen uygulamak olan bir emir kuludur. Geçmişte çok sayıda Çeçen direnişçinin hayatına son vermiş, ailelerine baskı uygulamış ve iktidarını korumak adına Çeçen geleneklerini tahrip etmiştir.”
Çeçen gençleri Ukrayna cephesine sürülüyor
Kadirov yönetiminin güncel politikalarına da değinilen açıklamada, Çeçenistan’daki gençlerin Moskova’nın savaş hedefleri doğrultusunda Ukrayna’daki ön cephelere sürüldüğü ve bu yolla sinsi savaş politikalarına alet edildiği kaydedildi.
“Türk vatandaşının görevlendirilmesi millî güvenlik sorunudur”
Açıklamada yer alan en dikkat çekici başlıklardan birini, Kadirov yönetiminin ilk kez bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşını resmî sıfatla görevlendirmesi oluşturdu. Söz konusu adımın kabul edilemez olduğu vurgulanarak şu değerlendirmede bulunuldu:
“Kadirov’un bir Türk vatandaşını resmî sıfatla yetkilendirmesi, her şeyden önce Türkiye için ciddi bir millî güvenlik sorunudur. Sürgün ve soykırımla Türkiye’ye sığınmış Kafkas diasporasının içinde bu tür şahısların serbestçe faaliyet yürütmesi tarihî hafızaya ve ortak değerlere gölge düşürmektedir.”
KAFKASDER, açıklamanın sonunda hem Türk halkına hem de Türkiye’deki Kafkas diasporasına çağrıda bulunarak Kadirov yönetiminin yürüttüğü algı operasyonlarına ve dezenformasyon faaliyetlerine karşı dikkatli olunması gerektiğini bildirdi.



