ABD Başkanı Donald Trump’ın, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden Müslüman anaokulu öğrencilerini hedef alan İslamofobik bir paylaşımı yeniden dolaşıma sokması, sivil toplum kuruluşları ve siyasetçiler tarafından sert bir dille kınandı. Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi (CAIR), Trump’ın bu hamlesiyle çocukların hayatını açıkça tehlikeye attığını ve nefret söylemini kurumsallaştırdığını açıkladı.
‘End Wokeness’ hesabı paylaştı, Trump büyüttü
Söz konusu kriz, aşırı sağcı “End Wokeness” adlı hesabın, Minnesota eyaletindeki Gateway STEM Akademisi’nde düzenlenen bir anaokulu mezuniyet törenine ait fotoğrafı paylaşmasıyla başladı. Fotoğrafta kep ve cübbeleriyle mezuniyet sevinci yaşayan ve aralarında başörtülü kız çocuklarının da bulunduğu güler yüzlü öğrenciler yer alıyordu. Aşırı sağcı hesap bu fotoğrafı, “Minnesota, St. Paul’deki devlet okulu. Anaokulundaki her kız çocuğu hicap takıyor” ifadeleriyle alaycı ve eleştirel bir üslupla servis etti. ABD Başkanı Donald Trump’ın bu paylaşımı kendi küresel platformunda paylaşarak yayması, tepkilerin çığ gibi büyümesine yol açtı.
CAIR Minnesota Şubesi yaptığı yazılı açıklamada, “Başkan Trump, küresel nüfuzunu Müslüman karşıtı bağnazlığı körüklemek ve ilkokul çağındaki Müslüman çocukları hedef göstermek için kullanarak hayatları riske atıyor” uyarısında bulundu. Kurum, iki ay önce California’nın San Diego kentinde beyaz süpermasistler (ırkçılar) tarafından bir cami ve İslam okuluna düzenlenen, üç Müslüman sivilin hayatını kaybettiği kanlı saldırıyı hatırlatarak; siyasi liderlerin bu tarz paylaşımlarla fanatik gruplara adeta “yeşil ışık” yaktığını vurguladı.
Minnesota Valisi Walz: Anaokulu çocuklarına kıyafetleri yüzünden saldırıyor
Trump’ın bu hamlesine devlet kademesinden de tepki gecikmedi. Minnesota Valisi Tim Walz, X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, “Amerika Birleşik Devletleri Başkanı, bir grup anaokulu öğrencisine okula giderken giydikleri kıyafetler yüzünden saldırıyor” diyerek Trump’ın yaklaşımını utanç verici olarak nitelendirdi.
Eyaletteki Somali toplumu sistematik baskı altında
Minnesota’da yaşayan yoğun Somali kökenli Müslüman nüfus, son yıllarda aşırı sağcı siyasetçilerin ve medyanın sistematik saldırılarına maruz kalıyor. Bu saldırılar, çoğunlukla Somalili Müslüman Kongre Üyesi Ilhan Omar’ı hedef alan kampanyaların bir uzantısı olarak planlanıyor. Trump, geçmiş dönemlerdeki mitinglerinde Somalili göçmenler için ağır ifadeler kullanmış ve “geldikleri yere geri gönderilmeleri gerektiğini” savunmuştu. Ayrıca federal fonlarla ilgili usulsüzlük iddialarını öne sürerek eyalete binlerce federal ajan ile Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) birimi sevk etmişti.
Geçtiğimiz haziran ayında da Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi Üyesi Tom Emmer’ın bir etkinlikte Somalili Amerikalıların “asimilasyon kabul etmediğini” iddia ederek, “Cehennemin dibine, geldikleri yere geri gitsinler. Irkçılık veya İslamofobi ile suçlanmaktan korkmuyorum” demesi CAIR tarafından meclis gündemine taşınmıştı. ABD genelinde İslamofobik vakaları raporlayan CAIR, sivil haklar raporları yayınlamaya başladığı 1996 yılından bu yana en yüksek bağnazlık şikayeti seviyesine ulaşıldığını belirterek, yalnızca 2025 yılı içerisinde 8 bin 683 resmi ayrımcılık ve nefret suçu başvurusu belgelendiğini duyurdu.



