İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Lübnan’ın güneyinde yürüttükleri askeri stratejiyi açıkça “Gazze modeli” olarak tanımladı. Bir medya platformuna konuşan Katz, sınır bölgesindeki köylere uyguladıkları yıkım politikasını, “Güney Lübnan’ı Gazze’ye çevireceğimizi söylemiştim ve bunu yaptık” sözleriyle doğruladı.
“20 bin ev yerle bir edildi”
İsrail ordusunun bölgedeki yıkım faaliyetleri, stratejik bir “sistematik yok etme” planına dayanıyor. Katz’ın verdiği bilgiler, yıkımın boyutunu gözler önüne seriyor:
-
24 Sınır Köyü: Hizbullah’ın askeri mevzisi olduğu iddiasıyla 24 köy sistematik olarak dozerler ve patlayıcılarla yerle bir edildi.
-
Devasa Yıkım: Hedef alınan bölgelerdeki binaların yaklaşık %90’ı yok edildi. Toplamda 15 bin ila 20 bin konutun enkaz haline getirildiği belirtiliyor.
-
İnsansız Bölge: Sınır şeridi tamamen sivillerden arındırıldı ve İsrail’in kontrolünde “tampon bölge” haline getirildi.
-
İşgal Genişliği: İsrail ordusu şu an Güney Lübnan’da yaklaşık 700 kilometrekarelik bir alanı kontrol altında tutuyor; bu da Gazze Şeridi’nin yüzölçümünün yaklaşık iki katına denk geliyor.
“Geçici operasyon değil, kalıcı kontrol”
Bakan Katz, İsrail ordusunun artık geçici askeri operasyonlar yerine “işgal, temizleme ve kontrol” politikasını benimsediğini belirtti. İşgal altındaki topraklarda kalıcı askeri üsler inşa edilmesi için emir verdiklerini söyleyen Katz, herhangi bir ateşkesin ancak Hizbullah’ın sadece güneyde değil, tüm Lübnan topraklarında tamamen silahsızlandırılması şartıyla mümkün olacağını savundu.
Askeri iddialar ve insani bilanço
Katz, “Aslan Kükremesi” kod adlı operasyonlarda 3.500 kişi olmak üzere toplam 9 bin Hizbullah mensubunu öldürdüklerini iddia ederken, bölgede İran destekli geniş bir tünel ağı bulduklarını da öne sürdü.
Ancak sahadaki gerçekler, bu askeri söylemin ardında büyük bir insani dramı barındırıyor. Lübnan Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2 Mart’tan bu yana:
-
4.322 kişi hayatını kaybetti.
-
12.203 kişi yaralandı.
-
1 milyondan fazla kişi yerinden edildi.
26 Haziran’da imzalanan ve çatışmaları sona erdirmeyi hedefleyen “Çerçeve Anlaşması”na rağmen, İsrail’in “yıkım ve kontrol” odaklı bu yeni askeri doktrini, Lübnan topraklarında “yeni bir statüko” yaratma çabası olarak değerlendiriliyor.



