Gazze Şeridi’nde 6 yaşındaki Filistinli kız çocuğu Hind Receb, ailesi ve onları kurtarmaya giden iki sağlık görevlisinin öldürülmesi emrini verdiği belgelenen İsrailli tank bölüğü komutanı Sean Glass’ın Amerika Birleşik Devletleri’nde serbestçe dolaşması uluslararası alanda büyük tepki topladı. Hind Receb İnsan Hakları Vakfı, savaş suçları ve soykırımla suçlanan İsrailli subayın derhal gözaltına alınması ve yargılanması talebiyle ABD Adalet Bakanlığı’na resmi ve acil bir başvuru sundu.
Hazırlanan kapsamlı suç duyurusu dosyası; Al Jazeera’nın araştırmacı haber programı “Gizli Kalanlar” (What Lies Hidden Is Greater) tarafından ortaya çıkarılan delillere, adli balistik incelemelere, uydu konum verilerine ve zanlının kendi paylaşımlarına dayanıyor. Belgeler, Gazze’nin Tel el-Heva mahallesinde mahsur kalan küçük Hind’in aracına ve ardından yardıma giden Filistin Kızılayı’na ait ambulansa doğrudan tank ateşi açılması emrini Sean Glass’ın verdiğini gösteriyor.
Savaş suçları ve soykırım suçlaması
İsrail ordusuna bağlı 401. Zırhlı Tugay bünyesindeki 52. Tabur’da görev yapan ve kendisine “Vampirler İmparatorluğu” adını veren tank bölüğünün komutanı olan Sean Glass, ABD Ceza Kanunu kapsamında ağır suçlamalarla karşı karşıya bulunuyor.
Sunulan dosyada, zanlının ABD Savaş Suçları Yasası (18 U.S.C. § 2441) ve Soykırım Yasası (18 U.S.C. § 1091) maddelerini ihlal ettiği belirtiliyor. Suçlamalar arasında; kasten sivilleri öldürme, insanlık dışı muamele, işkence, zorla yerinden etme ve askeri bir zorunluluk bulunmaksızın sivil yerleşimleri geniş çaplı yıkıma uğratma maddeleri yer alıyor.
Sosyal medyada itiraf gibi paylaşımlar
Vakfın sunduğu kanıtlara göre Glass, Gazze’deki askeri operasyonlar sırasında hastanelerin, Birleşmiş Milletler binalarının, sivil konutların ve Refah Sınır Kapısı’nın tahrip edilmesini bizzat sosyal medya hesabından, verdiği mülakatlarda ve yayımladığı kitabında açıkça övdü.
Şifa Tıp Kompleksi’ni hedef göstererek öncesi ve sonrasına ait uydu görüntülerini paylaşan zanlı, askerlerine yaptığı veda konuşmasında “Bölüğüm Gazze genelinde kendisine emredilen her karışı yerle bir etti” ifadelerini kullandı. Ateşkes ilanının ardından paylaştığı videoda ise “Geri dönüp görevi tamamlamak için her fırsatı değerlendireceğim” diyerek saldırgan tutumunu sürdürdü.
Kongre Üyesi Tlaib’den Adalet Bakanlığı’na çağrı
ABD Kongresi’nin Filistin asıllı ilk kadın üyesi Rashida Tlaib, konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Hind Receb’in katledilmesinden sorumlu birliğin komutanının şu an ABD topraklarında serbestçe dolaştığına dikkat çekti.
ABD yönetiminin Cenevre Sözleşmeleri ve Soykırım Suçunun Önlenmesi Sözleşmesi’ne taraf olduğunu hatırlatan Tlaib, Adalet Bakanlığı’nın yasaları uygulayarak bu kişiyi derhal tutuklaması ve soruşturma başlatması gerektiğini vurguladı. Vakfın ABD Temsilcisi Jake Rom da Amerikan yasalarının tam olarak bu tür şüphelileri yargılamak için çıkarıldığını belirterek Kongre üyelerine “Hind Receb İçin Adalet Yasası”nı geçirme çağrısında bulundu.
“Eksik olan tek şey harekete geçme iradesi”
Vakfın Dava Dairesi Başkanı Natasha Brack, dosyanın adli analizler, coğrafi konum doğrulamaları ve şüphelinin kendi ses kayıtlarıyla eksiksiz hazırlandığını ifade ederek, “Hukuken her şey tamam, şu an eksik olan tek şey adaleti uygulama iradesidir” değerlendirmesinde bulundu.
Ocak 2024’te Gazze’den tahliye olmaya çalışırken araçları zırhlı birliklerce vurulan aileden amcası, yengesi ve 3 kuzeni olay anında hayatını kaybetmiş, 6 yaşındaki Hind Receb ise saatlerce telefon hattında yardım bekledikten sonra hedef alınarak katledilmişti. Katliamın baş sorumlusunun New York sokaklarında serbestçe dolaşması, uluslararası hukuk normlarının uygulanmasında çifte standart uygulandığı yönündeki eleştirileri tırmandırıyor.

















