ABD’li elçiden itiraf gibi Orta Doğu analizi: Rejim savaşları bitti

ABD Temsilcisi Tom Barrack, askeri müdahalelerin çöktüğünü ve bölgedeki krizlerin Rubik küpü gibi iç içe geçtiğini açıkladı.

ABD'li elçiden itiraf gibi Orta Doğu analizi: Rejim savaşları bitti

ABD’nin Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, Orta Doğu’da askeri müdahaleler yoluyla rejim değiştirme politikasının hedeflerine ulaşamadığını ve iflas ettiğini belirtti. Bölgeyi çıkar ağlarının karmaşık şekilde birbirine bağlandığı bir “Rubik küpüne” benzeten Barrack, askeri operasyonların sınırları aşan ve hedef alınan ülkelerin çok ötesine geçen ağır sonuçlar doğurduğu uyarısında bulundu.

Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen 2026 Küresel Güvenlik Forumu kapsamında konuşan Barrack, bölgesel krizlerin çözümünün sabır, diyalog ve yerel dinamikleri anlama temelli yeni bir diplomasi anlayışından geçtiğini vurguladı.

“23 rejim değişikliği denemesi de hedefine ulaşamadı”

ABD’nin geçmişteki askeri operasyonlarını açık bir dille eleştiren Barrack, ülkesinin Orta Doğu, Kuzey Afrika, Körfez, Kafkaslar ve Orta Asya’da 23 kez rejim değiştirme girişiminde bulunduğunu hatırlattı. Bu müdahalelerin hiçbirinin istenen istikrarı sağlayamadığına dikkat çeken Barrack, Afganistan, Irak ve Suriye tecrübelerinin askeri dayatmaların sınırlarını gösterdiğini kaydetti.

Liderleri devirerek krizlerin çözülemeyeceğini belirten Amerikalı diplomat, askeri gücün çözüm sunmak bir yana sorunun ana kaynağı haline gelebildiğini söyledi. Washington yönetiminin artık küresel polislik rolünü yeniden tanımladığını ve bölgedeki sorumlulukları yerel ortaklara devrederek farklı ittifak modelleri kurmayı amaçladığını bildirdi.

İran ve Hürmüz Boğazı: “Kazananı ve kaybedeni olmayan bir uzlaşı şart”

İran ile yaşanan gerilime de değinen Barrack, bölgedeki nükleer tehdidin daha önceki operasyonlarla bertaraf edildiğini savunarak çatışmanın sürdürülmesinin mantığını sorguladı. Washington’ın barışçıl bir anlaşmadan yana olduğunu ancak taraflar arasındaki derin güvensizliğin müzakereleri tıkadığını belirten diplomat, arabuluculuk yürüten Katar, Umman ve Pakistan’ın çabalarını övdü.

Muhtemel bir uzlaşının ateşkesle başlaması, Hürmüz Boğazı’nın seyrüsefere tamamen açılması ve insani yaptırımların hafifletilmesi gerektiğini dile getiren Barrack; İran’ın geleceğine yalnızca İran halkının karar vermesi gerektiğini söyledi.

Suriye’deki dönüşüm, Yemen ve Türkiye-İsrail dengesi

Suriye sahasındaki gelişmeleri de değerlendiren Barrack, 8 Aralık sonrasında yaşanan dönüşümün daha önce yaptırım listelerinde yer alan bazı unsurların devlet kurumlarına entegre olabileceğini gösterdiğini savundu. İsrail’in Suriye topraklarındaki askeri hareketliliğinin durmasından yana olduğunu belirten Barrack, 7 Ekim sonrası İsrail’in sınır tehditlerine karşı aşırı hassas bir savunma refleksi geliştirdiğini ifade etti.

Bölgedeki diğer çatışma alanlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Barrack, Başkan Donald Trump’ın Suudi Arabistan’a desteğinin sürdüğünü ancak Yemen’e yönelik doğrudan bir ABD kara müdahalesinin gündemde olmadığını aktardı. Son olarak Türkiye ile İsrail arasındaki gerilime de temas eden Barrack, iki ülke arasında doğrudan bir askeri çatışma beklemediğini ancak tırmanışın bölgesel ekonomi ve göç dalgalarını tetiklememesi için kademeli bir yatışma sürecinin şart olduğunu kaydetti.

ABD’li elçiden itiraf gibi Orta Doğu analizi: Rejim savaşları bitti
0
Haber Bülteni
Bültenimize Katılın

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Spam göndermiyoruz. İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.