Dünya enerji piyasalarında tedarik endişeleri tırmanırken, dünyanın en büyük petrol üreticisi Suudi Aramco’dan kritik bir uyarı geldi. Şirketin İcra Kurulu Başkanı (CEO) Amin Nasser, ham petrol arzı üzerindeki baskıların küresel ölçekte tehlikeli boyutlara ulaştığına dikkat çekerek işlenmiş yakıt fiyatlarındaki sert yükselişin piyasadaki kırılganlığı artırdığını ifade etti.
Karadaki ticari rezervlerin kritik eşiğin altına indiğini belirten Nasser, mevcut tablonun son savunma hattını zorladığını ve depolanan varillerin büyük bir bölümünün fiilen erişilemez durumda olduğunu vurguladı.
Hürmüz Boğazı krizi arz güvenliğini kilitliyor
Küresel enerji zincirindeki gerilimin ana merkezlerinden birinin Hürmüz Boğazı olduğuna işaret eden Nasser, bu kilit geçiş hattı tamamen açılıp güven ortamı yeniden tesis edilene kadar tedarik sıkıntısının derinleşeceğini bildirdi. Aramco yöneticisi, bir yandan günlük talebi karşılarken diğer yandan eritilen rezervleri yeniden doldurmanın en az iki yılı bulabileceğini kaydetti.
Dünyanın bağımlı olduğu enerji altyapılarının ve ticaret rotalarının korunmasının ortak bir uluslararası çaba gerektirdiğini belirten Nasser, küresel aktörlere koordinasyon çağrısında bulundu.
Yeni ihracat rotaları ve yurt dışı depolama planı
Yaşanan jeopolitik riskler karşısında harekete geçtiklerini açıklayan Nasser, Aramco’nun ham petrol ihracatı için alternatif güzergâhlar üzerinde çalıştığını ve yurt dışındaki depolama kapasitesini genişletmeye odaklandığını aktardı.
2030 hedefleri doğrultusunda gaz üretimine öncelik
Şirketin orta ve uzun vadeli hedeflerine de değinen Nasser, 2030 yılına kadar gaz satış ve üretim kapasitesini 2021 seviyelerine kıyasla yüzde 80 oranında artırmayı planladıklarını bildirdi.
Öte yandan Riyad’da düzenlenen Dünya Petrol Konseyi Enerji Konferansı’nda konuşan Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman, son haftalarda yaşanan jeopolitik gelişmelerin son derece kritik olduğunu ve krallığın gerekli karşılığı aynı ciddiyetle vereceğini ifade etti. Uluslararası ortaklara yönelik taahhütlerin sürdüğünü belirten Bakan, herkes için enerji güvenliği sağlanmadan küresel bir enerji geleceğinden söz edilemeyeceğini ve enerji dönüşümünün ancak güvenlik temelinde ilerleyebileceğini dile getirdi.

















