Belçika, Kanada, Danimarka, Finlandiya, İrlanda, Hollanda, Norveç, İspanya, İsveç ve Birleşik Krallık diplomatik misyonları ile Avrupa Birliği, İsrail’in Filistinlilere yönelik yaygın idari tutukluluk uygulamasına karşı ortak bir bildiri yayımladı. Herhangi bir resmi suçlama yöneltilmeksizin gerçekleştirilen bu tutuklamaların son bulması talep edilen açıklamada, cezaevlerindeki ağır insani koşullara dikkat çekildi.
Cezaevlerindeki ağır koşullar ve sağlık endişeleri
Ortak açıklamada, insan hakları örgütlerinin cezaevlerindeki durumu “ağır ve hayati tehlike arz eden” şeklinde nitelendirdiği vurgulandı. Tutuklulara uygun besin sağlanmadığı ve temel tıbbi bakımdan mahrum bırakıldıkları belirtilirken, özellikle Dr. Hussam Abu Safiya’nın sağlığındaki son kötüleşmeden duyulan derin endişe dile getirildi.
Diplomatik misyonlar, tüm tutukluların haklarındaki suçlamalardan derhal haberdar edilmesi, yasal yardım alabilmesi ve adil yargılanma hakkına sahip olması gerektiğinin altını çizdi. İsrail makamlarına, uluslararası hukuk çerçevesindeki insan hakları yükümlülüklerine uyması çağrısında bulunuldu.
Uluslararası denetim ve güncel cezaevi istatistikleri
Bildiride ayrıca Uluslararası Kızılhaç Komitesi’nin tüm cezaevlerini engelsiz bir şekilde ziyaret etmesine izin verilmesi talep edildi. İsrail Yüksek Mahkemesi’nin bu konudaki son kararının memnuniyetle karşılandığı ve kararın gecikmeksizin hayata geçirilmesi gerektiği ifade edildi.
Öte yandan, İsrail hapishanelerindeki son duruma ilişkin paylaşılan verilere göre, ay başında toplam tutuklu ve mahkum sayısı 9 bin 400 seviyesine ulaştı. Bu rakamın içerisinde 99 kadın ve 350 çocuk yer alırken, idari tutuklu sayısının 3 bin 244 olduğu bildirildi. Ayrıca İsrail tarafından “yasadışı savaşçı” kategorisinde tutulan ve çoğunluğu Gazze Şeridi’nden olan kişilerin sayısı da bin 320 olarak kayıtlara geçti.

















