Azerbaycan Başbakanı Ali Esedov’un imzasıyla devlet okullarında üniforma standartlarını yeniden düzenleyen 309 sayılı kararın ardından başlayan başörtüsü tartışması, Türkiye kamuoyunda geniş bir yankı buldu. Okul kapılarından geri çevrilen başörtülü öğrencilerin ve öğretmenlerin basına yansıyan görüntüleri, Türk siyasetinde iktidardan muhalefete uzanan geniş bir kesimde 28 Şubat sürecinin getirdiği yasak hafızasını yeniden canlandırdı.
Bakü yönetimi ve iktidardaki Yeni Azerbaycan Partisi ise gelen yoğun tepkileri “iç işlerine doğrudan müdahale” olarak nitelendirerek Türkiye’den yöneltilen eleştirilere sert bir karşılık verdi.
Kararın yasal zemini ve sahada yaşanan tepkiler
Tartışmalar, Azerbaycan Milli Meclisi’nde kabul edilen eğitim yasasındaki “vatanseverlik ve laiklik” ilkesinin yürürlüğe girmesiyle başladı. Resmi kararda doğrudan “başörtüsü” ifadesi yer almasa da uygulamada laik eğitim ilkesi gerekçe gösterilerek başörtülü öğrencilerin ve ardından öğretmenlerin derslere alınmaması sahada krize dönüştü.
Sumgayıt kenti başta olmak üzere okul kapılarından gözyaşlarıyla dönen öğrencilerin videoları sosyal medyada geniş kitlelerce paylaşıldı. Bakü makamları ise yurt dışı kaynaklı dezenformasyon ve kışkırtma yürütüldüğünü savunarak, kamu düzenini bozma gerekçesiyle aralarında din adamlarının da bulunduğu onlarca kişi hakkında yasal işlem başlattı.
Türk siyasetinde nadir görülen ortak hassasiyet
Gelişmeler, geçmişte başörtüsü yasaklarının ağır sonuçlarını tecrübe etmiş olan Türkiye’de geniş bir tepki dalgasına dönüştü:
- AK Parti cephesi: AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Tek millet, iki devlet” ilkesine vurgu yaparak iki kardeş ülke arasındaki görüş ayrılıklarının diyalog yoluyla aşılması gerektiğini, ilişkileri krize sürükleyecek adımlara izin verilmeyeceğini belirtti. Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin ise Türkiye’nin bu yasaklardan ağır travmalarla çıktığını hatırlatarak Bakü yönetimine dostane bir uyarıda bulundu.
- CHP’den özgürlük vurgusu: Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kadınların kılık kıyafet tercihlerine müdahale edilmemesi gerektiğini savunarak, Türkiye’nin geçmişteki acı tecrübelerinden ders çıkarılması ve benzer hataların tekrarlanmaması çağrısında bulundu.
- Saadet Partisi ve HÜDA PAR: Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e açık mektup yazarak Karabağ zaferindeki kardeşlik ruhunun bu tür yasaklarla zedelenmemesi gerektiğini ifade etti. HÜDA PAR yetkilileri de uygulamanın temel insan haklarına ve inanç özgürlüğüne aykırı olduğunu dile getirdi.
İstanbul’daki Azerbaycan Başkonsolosluğu önünde toplanan sivil toplum kuruluşları da “28 Şubat Azerbaycan’a gelmesin” pankartlarıyla kararı protesto etti.
Bakü’den gelen sert yanıt ve diplomatik yankı
Gelen tepkilere karşı açıklama yapan iktidardaki Yeni Azerbaycan Partisi, Türkiye’deki bazı siyasi ve medya çevrelerinin konuyu siyasi bir manevra aracı olarak kullandığını savundu. Açıklamada, Azerbaycan anayasasının laiklik ilkesine dayandığı ve eğitim kurumlarındaki düzenlemelerin devletin iç egemenlik hakkı olduğu vurgulanarak, eleştirilerin stratejik ortaklık ve kardeşlik ilişkisine gölge düşürmemesi gerektiği ifade edildi.

















