Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) tarafından hazırlanan teknik rapor, Lübnan’ın ana hava kapısı niteliğindeki Beyrut Refik Hariri Uluslararası Havalimanı’nda ciddi denetim ve akreditasyon sorunları olduğunu ortaya koydu. Raporda havalimanının geçerli bir uygunluk sertifikasına sahip olmadığının belirtilmesi, ABD ile Lübnan arasında 40 yıl aradan sonra doğrudan uçuşların yeniden başlatılması sürecini sekteye uğrattı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın temmuz ayında gündeme getirdiği ve geçtiğimiz ay resmen imzaladığı direkt uçuş izni, teknik ve idari engellere takılma riskiyle karşı karşıya kaldı.
Dört dekattır süren uçuş yasağında kritik dönemeç
İki ülke arasındaki doğrudan hava köprüsü, 1985 yılında TWA havayollarına ait 847 sefer sayılı yolcu uçağının kaçırılarak Beyrut’a indirilmesi sonrasında tamamen askıya alınmıştı. Kırk yıldır devam eden bu kısıtlama, Trump’ın imzaladığı başkanlık kararnamesiyle kaldırılmış ve Lübnan’ın Washington Büyükelçiliği tarafından iki ülke ilişkilerini canlandıracak tarihi bir adım olarak nitelendirilmişti.
Ancak uçuşların fiilen başlayabilmesi için ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA) ve Ulaştırma Güvenliği İdaresi’nin (TSA) onay süreçleri beklenirken, ICAO heyetinin temmuz ayında yürüttüğü incelemelerin sonuçları süreci karmaşık hale getirdi.
ICAO raporundaki aksaklıklar süreci geciktirebilir
Lübnan Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün talebi doğrultusunda hazırlanan ve eylül ayında Beyrut yönetimine teslim edilen kurum içi inceleme raporu, havalimanı altyapısında ve genel havacılık sisteminde yapısal eksiklikler tespit etti. Havacılık sektöründen üst düzey yetkililer, geçerli bir sertifikasyonun bulunmamasının uluslararası uçuş izinlerini doğrudan etkileyeceğini ve sürecin beklenenden çok daha uzun sürebileceğini vurguluyor.
Siyasi temaslar ve diplomatik arka plan
Doğrudan uçuşların yeniden başlatılması kararı, ABD Başkanı Trump ile Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn arasında gerçekleştirilen kritik görüşmenin ardından somutlaşmıştı. Washington yönetimi bir yandan Beyrut hükümetine desteğini sürdürürken, diğer yandan bölgedeki İran destekli Hizbullah unsurlarının silahsızlandırılması ve sınır/havalimanı güvenliğinin tamamen devlet kontrolünde kalması yönünde baskı yapıyor.
Beyrut Refik Hariri Havalimanı’ndaki güvenlik ve teknik standartların uluslararası normlara uyarlanmaması durumunda, siyasi düzeyde varılan mutabakatın hayata geçirilmesinin zaman alacağı değerlendiriliyor.

















