Güney Afrika’nın Cape Town şehrinde bulunan Holokost ve Soykırım Merkezi, Gazze’deki devam eden şiddet olaylarını göz ardı etmesi nedeniyle büyük bir eleştiri dalgasıyla karşı karşıya. Merkez, 2023 Ekim ayından bu yana İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında 200,000’den fazla Filistinlinin hayatını kaybettiği ve yaralandığı bir dönemde, bu durumu yeterince ele almadığı için suçlanıyor.
Aktivistler ve insan hakları savunucuları, merkezin İsrail ile olan yakın ilişkilerinin, Gazze’deki insanlık dramına karşı duyarsızlıkla birleştiğini belirtiyor. Merkezin yıllık raporları, İsrail Büyükelçiliği ile yapılan etkinlikler ve iş birlikleri ile dolu. Merkezin yöneticilerinden Jakub Nowakowski, bu sessizliğin indifference veya duyarsızlık değil, mevcut çatışmaları sergileme politikalarıyla ilgili olduğunu savunuyor. Ancak aktivistler, bu yaklaşımın, Holokost’un hatırasını suiistimal ettiğini ve günümüzdeki soykırımlara karşı bir sessizlik oluşturduğunu ifade ediyor.
Kelly-Jo Bluen, bir soykırım uzmanı, merkezin bu tutumunu “Nazi Holokost’u sırasında direnen, kaçan ve ölen atalarımızın anısını kötüye kullanmak” olarak nitelendiriyor. Bluen, merkezden Gazze’deki duruma dair bir sergi düzenlemesi çağrısında bulunmuş, ancak bu taleplerin dikkate alınmadığını belirtmiştir.
Merkez, Filistinlilerin 1948’deki Nakba’sı ve İsrail’in apartheid uygulamaları gibi konuları da ele almaktan kaçınıyor. Aktivistler, bu durumun, merkezin tarihsel sorumluluğunu yerine getirmediğini ve Filistinlilerin hafızasını silmeye yönelik bir çaba olarak gördüklerini vurguluyor.
Cape Town Holokost ve Soykırım Merkezi, geçmişteki trajedileri anma misyonunu sürdürmekle birlikte, günümüzdeki insan hakları ihlallerine karşı ses çıkarmadığı sürece, bu misyonun sorgulanabilir hale geleceği ifade ediliyor.

