Esed sonrası Suriye’de yeni dönem: Komşularla ekonomik ve stratejik ortaklıklar

Suriye'de yeni yönetim, bölgesel izolasyonu kırmak amacıyla Ürdün, Irak, Lübnan ve Türkiye ile ticaret, enerji ve güvenlik alanlarında kapsamlı anlaşmalara imza atıyor.

Esed sonrası Suriye'de yeni dönem: Komşularla ekonomik ve stratejik ortaklıklar
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Suriye’de Aralık 2024’te Esed rejiminin çökmesinin ardından göreve gelen yeni yönetim, ülkenin dış politikasında radikal bir dönüşüme imza atarak komşu ülkelerle ilişkilerini siyasi boyuttan çıkarıp çok yönlü ekonomik ve güvenlik ortaklıklarına dönüştürüyor. Yıllar süren izolasyonun ardından Suriye; sanayi, enerji, finans, ticaret, ulaşım ve iletişim gibi hayati sektörlerde bölgesel tedarik zincirlerine yeniden entegre olmayı hedefliyor.

Suriye’nin dışa açılım politikasının temelini komşularıyla geliştirdiği stratejik ikili ilişkiler oluşturuyor:

Ürdün: “Kapsamlı Stratejik Ortaklık” ve ekonomik canlanma

Suriye’nin yeni dönemdeki ilk ve en hızlı diplomatik teması Ürdün ile gerçekleşti. Esed rejiminin devrilmesinden sadece günler sonra, 23 Aralık 2024’te Şam’ı ziyaret eden Ürdün Dışişleri Bakanı Ayman es-Safedi, bu süreçte Suriye’ye giden ilk Arap dışişleri bakanı oldu. Bu temasların meyvesi olarak eylül ayında iki ülke arasındaki ilişkiler resmen “kapsamlı stratejik ortaklık” seviyesine yükseltildi.

Nisan 2025’te kurulan Yüksek Koordinasyon Konseyi aracılığıyla yürütülen müzakerelerde ticaret hacmi üç katına çıkarılarak 330 milyon dolara ulaştı. Gelecek ay Şam’da düzenlenecek üçüncü konsey toplantısı öncesinde; doğal gaz tedariki, Yermük Havzası su kaynakları için ortak dijital platform kurulması, elektrik şebekesinin onarımı ve tarihi Hicaz Demiryolu’nun yeniden canlandırılması gibi dev projeler masaya yatırıldı. Ayrıca sınır güvenliği ve uyuşturucuyla mücadele konularında da güçlü bir eşgüdüm sağlandı.

Irak: Sınır güvenliği ve Kerkük-Baniyas petrol hattının ihyası

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile Irak Başbakanı Ali Falih ez-Zeydi, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumu marjında New York’ta tarihi bir görüşme gerçekleştirdi. İki lider, DEAŞ kalıntılarıyla mücadele ve sınır güvenliğinin yanı sıra ekonomik entegrasyonu da önceledi.

Temmuz ayında enerji, tarım, ulaşım ve sınır kapıları alanlarında ortak komiteler kurma kararı alan iki ülke, özellikle enerji koridorlarına odaklanmış durumda. Günlük 2 milyon varil kapasiteli Kerkük-Baniyas petrol boru hattının yeniden faaliyete geçirilmesi hedeflenirken, mevcut durumda Irak petrolü Suriye limanlarına günlük yaklaşık 1.500 tankerle taşınıyor. İkili ticaretin artırılması amacıyla el-Yarubiyye-Rabia, et-Tanf-el-Velid ve el-Bukemal-el-Kaim sınır kapıları da yeniden aktifleştirildi.

Lübnan: Güvenlik vesayetinden karşılıklı saygı ve ekonomik entegrasyona

Şam’daki yeni idare, on yıllar boyunca Lübnan üzerinde kurulan siyasi ve askeri vesayet politikasına son vererek, iç işlerine saygı temelli yeni bir sayfa açtı. Temmuz 2026’da kurulan ortak komite ikili ilişkileri kurumsallaştırırken, şubat ayında imzalanan adli yardımlaşma anlaşmasıyla Lübnan’daki Roumieh Hapishanesi’nde tutulan yüzlerce Suriyelinin iadesi sağlanarak önemli bir kriz çözüme kavuşturuldu.

Eylül ayında Beyrut’ta düzenlenen Suriye-Lübnan Yatırım Forumu 2026, ekonomik ilişkilerin geldiği noktayı gözler önüne serdi. Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanı Nidal eş-Şaar forumda yaptığı konuşmada; iki ülkenin coğrafi avantajlarını kullanarak üretim zincirlerini birleştirmesi ve dış pazarlara birlikte açılması çağrısında bulundu.

Türkiye: “50 yıllık güçlü stratejik vizyon” ve 10 milyar dolarlık ticaret hedefi

Esed rejiminin düşüşünün hemen ardından, 12 Aralık 2024’te MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın, ardından da 22 Aralık’ta Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Şam’a gerçekleştirdiği kritik ziyaretler, Türkiye-Suriye ilişkilerinde yeni bir dönemin işaret fişeği oldu.

Türkiye’nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz’ın ifadeleriyle Türkiye, Suriye ile “bölgede önümüzdeki 50 yılı şekillendirecek en güçlü stratejik ilişki ağını” kurmayı hedefliyor. Orta vadede 10 milyar dolarlık ikili ticaret hacmine ulaşılması planlanırken, ağustos ayında SDG’nin lağvedilmesi ve Suriye’deki güvenlik entegrasyonunun tamamlanmasıyla Ankara’nın sınır güvenliği ve terör endişeleri büyük oranda giderildi. Ayrıca insan ve uyuşturucu kaçakçılığının sıfıra inmesi güven ortamını pekiştirdi.

Ekonomik işbirliği kapsamında, İdlib vilayetinde yeni sanayi bölgeleri ve stratejik bir “kuru liman” (kara terminali) inşa edilmesine yönelik projeler için düğmeye basıldı.

Esed sonrası Suriye’de yeni dönem: Komşularla ekonomik ve stratejik ortaklıklar
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.