New York Polisi (NYPD) ve ABD federal yetkilileri, Filistin asıllı ABD’li aktivist Nerdeen Kiswani’yi hedef alan ve “eli kulağında” olarak nitelendirilen bir suikast planını bozduklarını duyurdu. Olay kapsamında New Jersey eyaletinde bir şüpheli tutuklanırken, evinde kullanıma hazır 8 adet molotofkokteyli ele geçirildi.
Yetkililerin açıklamasına göre, 26 yaşındaki Alexander Haefler perşembe akşamı Hoboken kentindeki evinde gözaltına alındı. Suikast planı, gizli görevdeki bir NYPD dedektifinin, şüphelinin yanıcı madde yapımından bahsettiği iletişim gruplarına sızmasıyla ortaya çıkarıldı.
Ceza duyurusuna göre Haefler, şubat ayından bu yana “nefsi müdafaa” adını verdiği eylem için molotofkokteyli yapımını tartışıyordu. Hazırladığı 8 adet yanıcı şişeyle, aktivistin evi olduğunu düşündüğü bir adrese saldırmayı planlıyordu. Yetkililer, şüphelinin saldırıyı gerçekleştirdikten iki gün sonra ABD’den ayrılmayı planladığını, ancak daha sonra seyahatini mayıs ayı ortasına ertelediğini belirtti.
“Filistin için konuşmaktan vazgeçmeyeceğim”
New Jersey Federal Savcısı Robert Frazer, NYPD ve federal kurumlar arasındaki ortak soruşturmayı doğrulayarak, “olası tehdidi tespit edip ortadan kaldıran” başarılı çalışmayı övdü. Haefler’in patlayıcı madde yapımı ve bulundurulması suçlamalarıyla Newark’taki federal mahkemeye çıkarılması bekleniyor.
New York’ta geniş çaplı Filistin’e destek eylemleri düzenleyen “Within Our Lifetime” (Hayatımız Boyunca) grubunun önde gelen liderlerinden 31 yaşındaki Kiswani, FBI ajanlarının kendisine “hayatına yönelik bir planın gerçekleşmek üzere olduğunu” bildirdiğini söyledi. Kiswani, “Yeni detaylar ortaya çıktıkça daha fazla konuşacağım. Filistin halkı için sesimi yükseltmekten asla vazgeçmeyeceğim. Desteğiniz için teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.
İsrail yanlısı grupların “kışkırtıcı söylemlerde bulunmakla” suçladığı Kiswani, bu iddiaları reddederek aktivizminin Yahudilere değil, “İsrail devletinin politikalarına ve yapısına” karşı olduğunu vurguluyor.
Öte yandan Kiswani, şubat ayında “Betar USA” adlı örgüte karşı sivil haklar davası açmış; örgütü kendisini hedef almak, taciz etmek ve sokaklarda takip etmek için “ödüller” koymakla suçlamıştı. New York Başsavcısı Letitia James, daha önce bu örgütün muhaliflerine yönelik “kapsamlı zulmü” durdurmayı ve faaliyetlerini feshetmeyi kabul ettiğini duyurmuştu.

