Dünyanın en büyük ikinci sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihracatçısı olan Katar, İran krizi ve Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer riskleri nedeniyle aksayan sevkiyatlarını sürdürebilmek için alışılmışın dışında operasyonel çözümleri devreye aldı. Doha yönetimi; Asya ve Avrupa’daki stratejik müşterilerini kaybetmemek, pazar payını korumak ve uzun vadeli sözleşmelerine sadık kalabilmek adına hem deniz taşımacılığında taktiksel değişikliklere gitti hem de küresel yatırım portföyünü harekete geçirdi.
Uygulanan yeni strateji kapsamında, yüksek maliyetli modern LNG filolarını riskli boğaz geçişlerinden korumak için yaşlı tankerler ön cepheye sürülüyor. Katar açıklarında yüklenen eski tankerler Hürmüz Boğazı’nı geçtikten sonra Umman Körfezi’nde açık denizde yüklerini modern gemilere aktarıyor.
Eski tankerlerle risk transferi: Gemiden gemiye nakil dönemi
Bloomberg’in paylaştığı verilere göre QatarEnergy, boğaz geçişlerinde 15 yaşın üzerindeki görece düşük sermaye değerine sahip gemileri kullanmaya öncelik verdi. Bu stratejinin somut örneklerinden biri olan 29 yaşındaki “Er-Reyyan” isimli tanker, seyrüsefer takip sistemlerini ve seyir ışıklarını kapatıp güvenlik garantileri alarak eylül ayında Hürmüz’ü geçti. Umman’ın Sohar Limanı açıklarında 2025 yapımı modern “El-Mişhabiye” tankeriyle buluşan gemi, yükünü Çin’e götürecek modern gemiye aktararak hızla yeni yük almak üzere geri döndü.
Enerji uzmanı Amir eş-Şubeki, bu mekanizmanın yüksek değerli denizcilik varlıklarını güvenceye aldığını ve kriz bölgesindeki geçişleri uzun mesafeli rotalardan ayırarak operasyonel verimliliği artırdığını belirtti. Şirketin Yunan Maran Gas Maritime gibi uluslararası taşıyıcılardan yüksek bedellerle ek gemi kiraladığı ve Katar sularında yaklaşık 1,1 milyon ton kapasiteli en az 12 tankeri hazır beklettiği kaydedildi.
Maliyet artışına rağmen müşteri ilişkileri korunuyor
Artan sigorta primleri, yüksek navlun bedelleri ve açık denizde aktarma maliyetlerinin kârlılığı baskıladığı belirtilirken, uzmanlar uzun vadeli müşteri sadakatinin anlık maliyetlerden daha kritik olduğunu vurguluyor. Uzmanlara göre, pazar payını rakiplere kaptırmamak adına katlanılan bu ek yük, alıcılarla yıllara dayanan ticari ortaklıkların sürdürülmesini sağlıyor.
Eylül ayı boyunca yaklaşık 20 tankerin boğazı aşmasıyla Katar’ın LNG sevkiyatlarının savaş öncesi seviyesinin yaklaşık üçte birine ulaştığı tahmin ediliyor.
Golden Pass ve uluslararası ticaret hamlesi
Katar, Körfez’deki lojistik bağımlılığı kırmak için sınır ötesi üretim projelerine ağırlık veriyor. QatarEnergy’nin yüzde 70, ExxonMobil’in ise yüzde 30 hisseye sahip olduğu ABD Teksas’taki Golden Pass LNG projesi, bu stratejinin merkezinde yer alıyor. Yıllık 18 milyon ton üretim hedefleyen tesisten ilk sevkiyatlar başlarken, Katar bu projeden yılda 12,6 milyon tonluk gazı doğrudan küresel pazarlara sunmayı planlıyor.
Doha yönetimi ayrıca Louisiana ve Teksas’taki diğer ihracat tesisleriyle uzun vadeli alım anlaşmaları görüşmelerini sürdürürken, Namibya ve Brezilya’daki arama-üretim yatırımlarını genişletiyor. Şirketin ticaret birimi (QatarEnergy Trading) ise yalnızca kendi ürettiği gazı satmakla kalmayıp, küresel piyasadan alıp satacağı portföy hacmini bu yıl 15 milyon tonun üzerine çıkarmayı hedefliyor.
Küresel enerji arzında kış alarmı
Katar’ın operasyonel adımları, kış sezonu öncesinde Asya ile Avrupa arasında yaşanabilecek spot piyasa rekabetini yatıştırma potansiyeli taşıyor. Asya spot LNG fiyatlarının milyon İngiliz Isı Birimi (Btu) başına 30 dolar bandına tırmanması, Avrupa’da ise gaz depolama oranlarının son beş yılın ortalamasının altında kalma riski piyasaları tedirgin ediyor.
Katar Enerji Bakanı Saad Şeride el-Kaabi, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması halinde rutin operasyonlara haftalar içinde dönülebileceğini, ancak tesislerde hasar gören üretim hatlarının onarımının yaklaşık üç yıl alacağını duyurdu. Yıllık 77 milyon ton olan üretim kapasitesini 2030’a kadar 142 milyon tona çıkarmayı hedefleyen ülke, uyguladığı operasyonel esneklikle küresel doğalgaz ticaretindeki ağırlığını korumaya çalışıyor.







