Hürmüz Boğazı’nda tırmanan askeri gerilim ve deniz güvenliğine yönelik saldırılar, küresel enerji taşımacılığının maliyet dengesini altüst etti. Boğazdan geçişlerin hayati tehlike yaratması nedeniyle tanker sahipleri, denizcileri sefere ikna edebilmek adına görülmemiş düzeyde yüksek primler ve maaş artışları teklif etmeye başladı.
İngiliz Financial Times gazetesinin armatörler ve mürettebat temsilcisi kaynaklara dayandırdığı habere göre, Hürmüz Boğazı’nı geçmeyi kabul eden bir petrol tankeri kaptanının aylık maaşı 100 bin dolara ulaştı. Kaptanlara bu tutarın üzerine tek bir geçiş için 50 bin dolarlık risk primi ödeniyor. Normal şartlarda aylık ortalama 7 bin dolar kazanan sıradan denizciler ise normal ücretlerinin 4 ila 6 katı fazlasını alarak bölgede görev yapıyor.
Günlük kiralama bedeli 1,3 milyon dolara fırladı
Maliyet artışı yalnızca mürettebat ödemeleriyle sınırlı kalmadı. Ekim ayının ilk haftası itibarıyla Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yapacak bir petrol tankerinin günlük kiralama bedeli 1,3 milyon dolara kadar tırmandı. Geçtiğimiz yıl bu rakamın günlük 20 bin ila 50 bin dolar bandında seyrettiği hatırlatıldı.
Sigorta brokerleri, süper tankerlerin tek bir seferlik savaş riski sigortası maliyetinin 20 milyon dolara kadar ulaştığını bildiriyor. Tüm bu astronomik tablolara rağmen petrol üreticileri, pazar paylarını kaybetmemek ve vanaları açık tutabilmek için taşımacılık ve prim maliyetlerini üstlenmeye devam ediyor.
Boğaz trafiği sert düştü: Gemiden gemiye tahliye formülü
Riskleri minimize etmek isteyen lojistik şirketleri, Basra Körfezi’ne girip ham petrolü yükledikten sonra Birleşik Arap Emirlikleri’nin Füceyre açıklarında bekleyen başka gemilere aktarma (ship-to-ship) yöntemine başvuruyor.
Buna karşın astronomik primler dahi gemi trafiğindeki sert düşüşü durdurmaya yetmedi. Denizcilik analiz şirketi Windward verilerine göre, 4 Ekim’de boğazdan yalnızca 13 ticari gemi geçerken bu rakam önceki hafta 24 olarak kaydedilmişti. Emtia takip firması Kpler ise Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol akışının kriz öncesi döneme kıyasla üçte bir oranında gerilediğini aktarıyor.
24 denizci yaşamını yitirdi
Bölgedeki tehlike sadece mali değil, can güvenliği açısından da vahim boyutlara ulaştı. Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) verilerine göre, 28 Şubat’tan bu yana bölgede en az 93 ticari gemi saldırılardan etkilendi ve 24 denizci hayatını kaybetti.
Denizcilik sendikaları, çalışanların işlerini kaybetme korkusu ile hayatta kalma endişesi arasında sıkışıp kaldığını vurguluyor. Giderek daha tehlikeli hale gelen rotada armatörler petrol sevkiyatının sürekliliğini sağlamaya çabalarken, mürettebat ölüm tehlikesi altında zorlu bir sınav veriyor.

















