Yemen’de hükümet güçleri ile Ensarullah (Husi) hareketi arasında birçok cephede çatışmalar sürerken, Husilerin ülkenin geçici başkenti Aden’e yönelik füze ve kamikaze insansız hava aracı (İHA) saldırılarını yoğunlaştırması dikkat çekiyor. Son günlerde uluslararası havalimanı ve hükümetin idare merkezi olan Meaşig Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı hedef alan operasyonlar, askeri gerilimin arka planındaki stratejik hedefleri tartışmaya açtı.
Aden Uluslararası Havalimanı, yolcu uçaklarının iniş ve kalkış saatlerine denk gelen iki ayrı balistik füze saldırısının hedefi oldu. Yemen Ulaştırma Bakanlığı, Kahire seferini yapmaya hazırlanan bir yolcu uçağının pistte bulunduğu sırada füzelerin terminal yakınına düştüğünü ve yolcuların acil tahliye edildiğini duyurdu. Meaşig Sarayı’na düzenlenen taarruzda ise Sağlık Bakanlığı verilerine göre aralarında koruma görevlileri ve sivil personelin bulunduğu 5 kişi yaşamını yitirdi, 16 kişi yaralandı.
Sahadaki kayıpları örtme ve siyasi baskı kurma stratejisi
Askeri uzmanlar, Husilerin doğrudan Aden’deki egemenlik sembollerini hedef almasını, cephe hatlarındaki tıkanıklığı kırma ve psikolojik üstünlük sağlama arayışı olarak değerlendiriyor. Hükümetin başlattığı “Yemen Şafağı” operasyonunun yanı sıra Taiz, Marib ve Batı Sahili boyunca devam eden çatışmalarda ağır insan ve teçhizat kaybı veren örgütün, çatışmayı siyasi ve ekonomik merkeze taşımak istediği kaydediliyor.
Husilerin Aden’i hedef alarak vermeyi amaçladığı üç temel stratejik mesaj şu başlıklarda toplanıyor:
- İnisiyatif algısı yaratmak: Taiz ve diğer cephelerde yaşanan geri çekilmelere rağmen taraftarlarına ve kamuoyuna hala saldırı kapasitesini koruduğunu göstermek.
- Mühimmat stokları iddiası: Koalisyon güçlerinin Sana ve Sada’daki cephanelikleri vurmasına rağmen elinde hala onlarca balistik füzeyi ateşleyecek operasyonel kabiliyetin bulunduğunu kanıtlamak.
- Caydırıcılık ve müzakereye zorlama: Meaşig Sarayı ve havalimanı gibi stratejik altyapıları vurarak hükümeti ve bölgesel aktörleri sahada kazanılan mevzileri koruyacak bir ateşkes zeminine mecbur bırakmak.
Hava ulaşımı ve Lahic hattı çatışmanın kilidi durumunda
Aden’e yönelik saldırılar, iki taraf arasındaki uzun soluklu hava sahası egemenliği krizini de tetikliyor. Husilerin kontrolündeki Sana Havalimanı’nın tek taraflı açılması talebine meşru hükümetin direnmesi, Aden Havalimanı’nın kasten baskı altına alınmasına yol açıyor. Daha önce petrol limanlarına saldırarak hükümetin ham petrol ihracatını felce uğratan Husiler, benzer bir ablukayı hava ulaşımında da kurmayı hedefliyor.
Öte yandan Taiz kırsalındaki çatışmaların Aden’in kuzey kapısı ve ilk savunma hattı sayılan Lahic sınırına dayanması, geçici başkente yönelik güvenlik riskini artırıyor. Uzmanlar, hükümet kabinesinin Aden’deki varlığının meşruiyet açısından kritik olduğunu, saldırıların sürmesi halinde devlet kurumlarının işleyişinin ve kentin güvenliğinin çok daha kırılgan hale geleceğini belirtiyor.

















