İsrail’de 27 Ekim’de gerçekleştirilecek genel seçimler (Knesset) yaklaşırken, sandıktan çıkacak sonuçların Ortadoğu dengeleri ve özellikle Suriye politikası üzerindeki belirleyici rolü tartışılıyor. İktidardaki sağ koalisyonun lideri Başbakan Binyamin Netanyahu ile muhalefetin öne çıkan başbakan adayı “Yaşar” Partisi lideri ve eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot’un Şam yönetimine yönelik taban tabana zıt yaklaşımları, bölgedeki güvenlik mimarisini doğrudan ilgilendiriyor.
8 Aralık 2024’te Şam’daki rejimin devrilmesinin ardından 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’nın çöktüğünü ilan eden Netanyahu hükümeti, Cebel eş-Şeyh (Hermon Dağı) sınır hattını işgal etmiş; İsrail ordusu o tarihten bu yana Batı Şam kırsalı, Kuneytra ve Batı Dera’ya yüzlerce kara harekatı düzenlemişti.
Eisenkot’tan 1974 temelli güvenlik anlaşması ve yabancı güç şartı
Siyaset bilimciler, İsrail güvenlik bürokrasisinde sınır hattında silahsızlandırılmış “kalıcı güvenlik kuşakları” oluşturulması konusunda genel bir fikir birliği olduğunu; ancak yöntemde derin bir ayrışma yaşandığını belirtiyor. Netanyahu sahadaki fiziki askeri işgali ve gerilim yönetimini sürdürmeyi savunurken, eski Genelkurmay Başkanı Eisenkot daha rasyonel ve kurumsal bir diplomasiyi masaya koyuyor.
Suriye içlerine doğru kontrolsüz askeri yayılmanın orduyu operasyonel ve lojistik açıdan yıpratacağını savunan Eisenkot, 1974 anlaşmasının güncellenerek katı güvenlik şartları içeren kapsamlı bir protokole dönüştürülmesini istiyor. Eisenkot’un olası bir uzlaşma için masaya koyduğu temel şartlar şunlar:
- Sınır güvenliği: Cebel eş-Şeyh’in statüsünü de içeren silahsızlandırılmış ve nüfus yoğunluğu seyreltilmiş bir tampon bölge oluşturulması.
- Müdahale hakkı: İsrail ordusunun doğrudan tehdit anında sınır ötesine müdahale serbestisinin saklı tutulması.
- Yabancı güçler: Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için Türk ve Rus askeri varlığının Suriye topraklarından tamamen tahliye edilmesi.
Şam hattında müzakereler: Yüzde 90 uzlaşı sağlandı ancak Tel Aviv geri çekildi
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Ebu Muhammed el-Cevlani), eylül ayında New York’ta katıldığı bir panelde Şam’ın gerilimi diplomasi, diyalog ve ABD gibi arabulucu ülkeler kanalıyla çözmeyi seçtiğini vurgulamıştı. Şara, İsrail ile bugüne kadar doğrudan ve dolaylı çok sayıda müzakere yürütüldüğünü belirterek, “Ne zaman bir güvenlik anlaşmasına yüzde 90 oranında yaklaşsak, Tel Aviv yönetimi çeşitli bahanelerle masadan geri çekildi” ifadelerini kullanmıştı.
Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani de ağustos ayında yaptığı açıklamada; tarafların saldırmazlık, iç işlerine karışmama, sınır düzenlemeleri ve İsrail’in devrilen rejim sonrası girdiği alanlardan çekilmesi maddelerinde büyük ölçüde mutabık kaldığını ve teknik metinlerin hazır olduğunu duyurmuştu.
Uzmanlar, Netanyahu’nun iç siyasetteki koltuğunu korumak için Suriye’yi “7 cepheli savaş” retoriğine alet ettiğini, ancak Şam’ın yeni yönetimiyle varılacak bir güvenlik anlaşmasının Washington’ın bölge vizyonuyla ve İsrail’in uzun vadeli çıkarlarıyla daha uyumlu olduğunu vurguluyor.
Süveyda kartı ve seçim anketlerinde kilitlenme
Netanyahu, seçim kampanyası sürecinde güneydeki Dürzilerin yaşadığı Süveyda dosyasını da propaganda malzemesi yaptı. Geçtiğimiz yıl Süveyda’da yaşanan olaylar sırasında Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile “kısa ve sert” bir telefon görüşmesi yaptığını ve katliamı engellediğini iddia eden Netanyahu’ya Şam yönetiminden sert tepki geldi. Suriye makamları, Dürzi vatandaşların İsrail iç siyasetine malzeme edilmesini reddederek Tel Aviv’in bölgedeki yasa dışı çeteleri silahlandırdığını açıkladı.
Öte yandan Maariv gazetesinin yayımladığı son seçim anketi, İsrail kamuoyundaki derin bölünmeyi gözler önüne seriyor:
- İktidar Bloku: Netanyahu liderliğindeki sağ blok 51 sandalyede kalıyor (Likud 18, Ben-Gvir 8, Dini Siyonizm 6, Şas 7, UTJ 8, Amke Yisrael 4).
- Muhalefet Bloku: Muhalefet partileri de 51 milletvekiline ulaşıyor (Eisenkot’un Yaşar Partisi 21, Naftali Bennett’in Birlikte Partisi 13, Yair Golan’ın Demokratları 9, Lieberman’ın Yisrael Beiteinu’su 8).
- Kritik denge: Arap partileri 14, henüz blok seçmeyen İhtiyat Partisi ise 4 sandalye kazanıyor.
- Başbakan tercihi: “Kimi başbakan görmek istersiniz?” sorusunda Gadi Eisenkot yüzde 48 destekle, yüzde 41’de kalan Netanyahu’nun 7 puan önünde yer alıyor.
Hükümet kurmak için 61 sandalyelik çoğunluğun sağlanamaması halinde sandığın yeniden gündeme gelebileceği belirtilirken, İsrailli seçmenlerin yüzde 55’i olası bir kilitlenme durumunda geniş tabanlı bir ulusal birlik hükümeti kurulmasını destekliyor.

















