İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ABD ziyareti öncesinde İsrail Güvenlik Kabinesi (Kabinet), Gazze Şeridi’ne uluslararası bir gücün kısıtlı biçimde girmesine onay verdi. Analistler, bu adımın Washington’dan gelebilecek olası diplomatik baskıları savuşturmayı, işgali derinleştirmeyi ve bölgedeki nüfusu yerinden etme politikalarını pekiştirmeyi amaçlayan sembolik bir hamle olduğunu değerlendiriyor.
Sert şartlar ve kısıtlamalar: 200 kişilik sembolik güç
Kararın ayrıntılarına göre İsrail, anlaşmada öngörülen 20 bin kişilik güç yerine yalnızca 200 personelin bölgeye girişine izin verecek. Üstelik bu gücün sadece İsrail ile barış anlaşması bulunan ülkelerden seçilmesi ve faaliyetlerini tamamen İsrail ordusunun koordinasyonu altında yürütmesi şart koşuluyor.
Bununla birlikte Tel Aviv yönetimi; Hamas silahsızlandırılmadan ve Gazze Şeridi tamamen askeri unsurlardan arındırılmadan bölgeden çekilmeyeceğini vurguluyor.
Siyasi analistler ne diyor? “Planın içi boşaltılıyor”
Filistinli siyasi analist Ahmed et-Tanani, İsrail’in bu kararını ABD Başkanı Donald Trump’ın sunacağı barış planını etkisiz hale getirme çabası olarak nitelendiriyor. Tanani’ye göre Tel Aviv, plana bağlı olduğu izlenimini vererek ABD yönetimi üzerindeki pazarlık gücünü artırmayı hedefliyor.
Sahadaki gerçekler ve “Sarı Hat” genişlemesi
Tanani, İsrail’in sivil ve askeri denetim mekanizmalarını işlevsiz hale getirdiğini, Refah Sınır Kapısı’ndan geçişleri günde sadece 50 kişiyle sınırlandırdığını ifade ediyor. Karar uyarınca konuşlandırılacak az sayıdaki personelin ise yalnızca Refah’ın kısıtlı bir bölgesinde görev yapacağı, buna karşın İsrail ordusunun sahadaki “Sarı Hat” sınırlarını genişleterek yeni sivil göç dalgalarına yol açtığı bildiriliyor.
Filistinli grupların ise kararı anlaşmanın ihlali olarak görse de, uluslararası gücün işleyişini ve Refah’taki tutumunu gözlemleyerek arabulucular üzerinden süreci yönetmeye çalışacağı öngörülüyor.
Seçim yatırımı ve bölgesel güç dengeleri
Carmel Araştırma Merkezi İsrail Çalışmaları Direktörü Imtans Shehada, kararın Netanyahu’nun ABD ziyareti öncesinde kritik bir zamanlamayla alındığına dikkat çekiyor. Shehada’ya göre İsrail hükümeti, Türkiye ve Katar gibi ülkeleri sürecin dışında tutmak için “barış anlaşması olan ülkeler” şartını öne sürdü.
Ayrıca bu adımın iç siyasete yönelik bir hamle olduğunu belirten Shehada, Netanyahu liderliğindeki koalisyonun yaklaşan seçimler öncesinde sağ seçmeni konsolide etmeyi ve Gazze’deki fiili varlığı kalıcı hale getirmeyi amaçladığını savunuyor.
ABD cephesinden bakış: Geçici konutlar ve istikrar gücü
Eski ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Thomas Warrick ise kararı yetersiz bulmakla birlikte diplomatik açıdan küçük ama önemli bir adım olarak değerlendiriyor. Warrick, ABD’nin plan dâhilinde Refah ve Han Yunus bölgelerinde 50 bin geçici konut inşasını desteklediğini, seçimlerin ardından bölgede daha kapsamlı bir uluslararası istikrar gücüne ihtiyaç duyulacağını dile getiriyor.



