Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, Washington ile Tahran hattındaki gerilimi düşürmek ve tıkanan diplomasi kanallarını yeniden açmak amacıyla İran’ın başkenti Tahran’a resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. Al Sani, temasları kapsamında İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile bir araya geldi.
Katar Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, görüşmede bölgesel gerilimin azaltılması, taraflar arasında diyalog zemininin oluşturulması ve komşu ülkelerin egemenliğine saygı gösterilmesinin önemine dikkat çekildiği bildirildi.
Hürmüz Boğazı için geçici deniz koridoru masada
Müzakerelerin en kritik gündem maddesini stratejik Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer güvenliği oluşturdu. Taraflar, su yolunda kademeli bir geçiş çerçevesini değerlendirdi.
Plan dahilinde, Hürmüz Boğazı üzerinde ortak bir geçici seyrüsefer koridoru oluşturulması ve bölgedeki mayınların temizlenmesine yönelik ortak bir projenin hayata geçirilmesi tartışıldı. Çatışmalar öncesinde günlük 20 milyon varil olan petrol akışının 5 milyon varil seviyelerine gerilemesi küresel enerji tedarik zincirinde aksamalara yol açarken, Doha yönetimi geçişlerin 28 Şubat öncesindeki statüye dönmesi gerektiğini vurguladı.
Diplomasi trafiğinde çok aktörlü arabuluculuk
Katar’ın bu ziyareti; Umman kanalı üzerinden yürütülen temaslar ve Pakistan’ın kolaylaştırıcılık rolünün ardından doğrudan diplomatik ağırlık koyma adımı olarak öne çıkıyor.
Washington yönetimi doğrudan askeri müdahaleler yerine ekonomik yaptırımları sıkılaştırmaya odaklanırken, Tahran yönetimi boğazdaki krizin çözümünü limanlarına uygulanan ablukanın kaldırılmasına ve ekonomik yaptırımların gevşetilmesine bağlıyor.
Tahran yönetimi önceki mutabakata dönüşü istiyor
İran tarafında, daha önce İsviçre’de Pakistan ve Katar’ın katılımıyla hazırlanan ancak uygulanamayan mutabakat zaptının yeniden geçerli kılınması yönünde bir beklenti bulunuyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, krizin aşılması noktasında Katar’ın sürdürdüğü arabuluculuk ve diplomatik gayretleri memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.
Bölgesel aktörler ile yürütülen müzakerelerde Umman ve İran arasındaki teknik çerçevenin büyük oranda tamamlandığı, nihai ilerleme için Washington hattından gelecek kararların belirleyici olacağı ifade ediliyor.






















