Suriye’nin güneyindeki Kunuteyra vilayeti, peş peşe gelen kuraklık dalgaları ve İsrail’in işgal altındaki Golan Tepeleri hattındaki su kaynaklarına yönelik sistematik müdahaleleri nedeniyle kritik bir su kriziyle karşı karşıya kaldı.
Kunuteyra Su Kaynakları Müdürlüğü verilerine göre, vilayetteki barajların toplam azami su tutma kapasitesi 83,38 milyon metreküpten bu sezon yaklaşık 18 milyon metreküpe kadar geriledi. Yaşanan sert düşüşle birlikte barajlardaki toplam doluluk seviyesi yüzde 22 bandına kadar indi.
İsrail kontrol noktaları bakım ve ölçüm ekiplerini engelliyor
Bölgedeki su mühendisliği uzmanları ve akademisyenler, kuraklık faktörünün ötesinde İsrail’in sahadaki askeri yayılmasının krizi doğrudan derinleştirdiğine dikkat çekiyor. Aralık 2024’ten bu yana Şeyh Dağı zirvesinden Yermuk Havzası’na uzanan hat boyunca dokuz askeri üs ve gözetleme noktası kuran İsrail ordusu, Suriyeli teknik ekiplerin barajlara, ölçüm cihazlarına ve ana su yollarına erişimini fiilen engelliyor.
Askeri devriyelerin Dera idari sınırları içerisindeki Tasil Barajı’na kadar ulaşması, bölgedeki hidrolojik gözlem ve rutin bakım çalışmalarını neredeyse imkansız hale getirdi.
Yeraltı suları çekiliyor, yapay bentlerle akış kesiliyor
İşgal altındaki Golan Tepeleri ile Suriye tarafının aynı jeolojik yeraltı su havzasını paylaştığını belirten uzmanlar, İsrail’in açtığı derin kuyular ve inşa ettiği yapay göletlerle ortak su kaynaklarını tek taraflı olarak tükettiğini vurguluyor.
Mansura, Ayn el-Hamra ve Heytel gibi bölgelerde inşa edilen toprak bentler ve su toplama merkezleri, Suriye tarafına akması gereken yağmur sularını ve dere kollarını keserek yerleşim yerlerinin kullanımına tahsis ediyor. Bu müdahalelerin özellikle Vadi er-Rakkad havzasını besleyen kolların yaklaşık yüzde 40’ını Suriye topraklarından kopardığı ifade ediliyor.
Stratejik barajlar ve Şam’ın su planı tehlikede
Kunuteyra ve batı Dera kırsalındaki kritik su altyapısı doğrudan hedef konumunda bulunuyor:
- Bölgedeki Barajlar: Başta 40 milyon metreküp kapasiteli El-Mantara ve 30 milyon metreküplük Kudne olmak üzere Rakkad, Breyka, Ruvayhine ve El-Hece barajları ciddi kuruma tehlikesiyle karşı karşıya.
- Şam Havzası Planı: El-Mantara Barajı’ndan batı Şam kırsalına yönlendirilmesi planlanan 5 milyon metreküplük içme ve sulama suyu projesi, İsrail’in su kaynakları üzerindeki baskısı sebebiyle aksama riski taşıyor.
Doğal kaynak yönetimi uzmanları, İsrail’in 1974 Kuvvetlerin Çekilmesi Anlaşması hattı boyunca 74 kilometrelik fiili bir “su cephesi” oluşturmaya çalıştığını belirtiyor. Şeyh Dağı eteklerinden Yermuk Vadisi’ne kadar uzanan kaynakların denetim altına alınması, Şam yönetimini gelecekte hem tarımsal hem de stratejik düzeyde ağır bir su şantajıyla karşı karşıya bırakabilir.

















