Mali, son yılların en kanlı ve karmaşık saldırı dalgalarından biriyle sarsılıyor. 25 Nisan sabahı başlayan ve başkent Bamako dahil stratejik bölgeleri hedef alan eş zamanlı operasyonlar, askeri geçiş hükümeti üzerinde büyük bir baskı oluşturdu. Özellikle Savunma Bakanı Sadio Camara’nın öldürülmesi, ülkede “şok dalgası” olarak nitelendirildi.
Başkentte suikast gölgesi
Savunma Bakanı Camara’nın hayatını kaybetmesinin ardından bir süre sessizliğe bürünen Cunta Lideri Asimi Goita, kamuoyu önüne çıkarak kontrolün ellerinde olduğu mesajını verdi. Ancak başkent Bamako’da hissedilen derin sessizlik ve bazı üst düzey yetkililerin şehri terk etmesi, yönetim içindeki sarsıntının boyutlarını gözler önüne seriyor.
Kuzeyde Azavad ittifakı
Ülkenin kuzeyindeki kritik şehir Kidal’de çatışmalar şiddetini koruyor. Tuareg ve Arap savaşçılardan oluşan Azavad Kurtuluş Cephesi’nin, bölgedeki bazı radikal gruplarla ittifak yaparak geniş çaplı bir taarruz başlattığı bildiriliyor. Hükümet güçleri; Sevare ve Gao gibi stratejik noktaları elde tutmaya çalışırken, Kidal’deki kontrolün zayıfladığı ifade ediliyor.
Rusya ile iş birliği test ediliyor
Mali hükümetinin son yıllarda derinleştirdiği Rusya ile askeri iş birliği de bu saldırılarla zorlu bir sınav veriyor. Rus unsurların eğitim ve acil durum desteği kapsamında sahada olduğu bilinse de, özellikle kuzeydeki Kidal bölgesinden çekilmek zorunda kalınması, dış desteğin etkinliği konusunda soru işaretleri yarattı.
Uzmanlar, yaşanan bu ağır kayıplara rağmen askeri yönetimin kısa vadede iktidarı bırakmasını beklemiyor. Ancak sahadaki hakimiyetin yeniden tesis edilememesi durumunda, Bamako yönetiminin hem içerideki muhalefet hem de bölgesel ayrılıkçı hareketler karşısında daha zorlu bir sürece gireceği öngörülüyor.


