Mısır’ın başkenti Kahire, Başbakan Mustafa Madbouly hükümetinin icraatlarının ve performansının kapsamlı bir şekilde masaya yatırılacağı “Mısır Forumu 2026” buluşmasına ev sahipliği yapıyor. Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin geçtiğimiz ağustos ayında verdiği doğrudan talimatla hazırlanan ve 19-24 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen dev organizasyon, ülkenin içinden geçtiği ağır ekonomik kriz ortamında hükümet için açık bir hesap verme platformuna dönüşüyor.
Kamuoyunda ve siyasi kulislerde büyük yankı uyandıran forumda, hükümetin geçmiş dönem faaliyetleri geniş sunumlarla aktarılırken sivil toplum temsilcileri, akademisyenler ve uzmanlar mevcut ekonomik darboğazdan çıkış için önerilerini dile getiriyor.
Sisi’den benzeri görülmemiş adım: Kabine değişikliği kapıda mı?
Mısır siyasi tarihinde yürütmenin bu ölçekte kamuya açık bir değerlendirme forumuna tabi tutulması alışılagelmişin dışında bir adım olarak değerlendiriliyor. Cumhurbaşkanlığı makamının hükümetten böylesi bağımsız ve kapsamlı bir faaliyet raporu talep etmesi, şeffaflık açısından olumlu bir girişim olarak nitelendirilse de başkentte farklı senaryoları tetikledi.
Kulislerde en çok tartışılan konu, forumun ardından bir başbakan ya da kapsamlı kabine değişikliğinin gelip gelmeyeceği sorusu oldu. Mısır anayasal sisteminde cumhurbaşkanının hükümeti değiştirmek için bir rapora ihtiyaç duymadığı bilinirken, bu değerlendirme sürecinin olası bir değişime kamuoyu desteği ve meşruiyet zemini hazırlayabileceği belirtiliyor. Değerlendirmenin yalnızca Şubat 2026’da kurulan mevcut kabineyi mi kapsayacağı, yoksa Madbouly’nin göreve geldiği Temmuz 2018’den bu yana geçen tüm dönemi mi hedef alacağı ise belirsizliğini koruyor.
Masadaki can alıcı başlıklar: Borç yükü, enflasyon ve su krizi
Forum için hazırlanan resmi programa göre altı günlük süreçte 13 ana başlık tartışılıyor. Ancak kamuoyunun dikkati özellikle halkın doğrudan hissettiği ekonomik ve stratejik sorunlara odaklanmış durumda:
- Uluslararası Para Fonu (IMF) ve borç yönetimi: IMF ile yürütülen programların ülkeyi yüksek borç ve faiz sarmalına soktuğu, yerel para birimindeki değer kaybını derinleştirdiği yönündeki eleştiriler oturumların en sıcak gündem maddesini oluşturuyor.
- Halkın alım gücü ve yoksulluk: Enflasyon, çarşı pazardaki fiyat artışları ve denetimsizlik geniş kitleleri zorlarken, ülkede yoksulluk oranının yüzde 37 seviyelerine ulaştığı yönündeki tespitler sosyal koruma panellerinde öne çıkıyor.
- Kalkınma öncelikleri: Hükümetin eğitim ve sağlık gibi insani yatırımlar yerine yol, köprü ve gayrimenkul projelerine aşırı kaynak ayırdığı yönündeki eleştiriler tartışmaya açılıyor.
- Nil suları ve su güvenliği: Mısır’da kişi başına düşen yıllık su miktarının 450 metreküpe gerileyerek küresel kritik sınır olan 1000 metreküpün oldukça altına inmesi ve Etiyopya’nın Mavi Nil üzerindeki yeni baraj planları karşısında izlenecek dış politika masaya yatırılıyor.
İstihdam, özelleştirme ve ertelenen yargı reformları
Ekonomik başlıkların yanı sıra üretim ve istihdam alanında da ciddi sorgulamalar yürütülüyor. Hükümetin özel sektörün önünü açmayı hedefleyen “Devlet Mülkiyeti Politikası” belgesini uygulamakta yavaş kaldığı, kamu kurumlarının ticari faaliyetlerdeki baskın rolünü koruduğu ve kapalı fabrikaların ekonomiye kazandırılamadığı belirtiliyor.
Toplantılarda ayrıca sosyal değerler, fikir ve ifade özgürlüğü ile uzun tutukluluk sürelerine neden olan Ceza Muhakemesi Kanunu düzenlemelerinin Ekim 2027’ye ertelenmesi gibi hukuki süreçler de mercek altına alınıyor. Forumun Madbouly hükümetinin siyasi geleceğini netleştirmesi beklenirken, ülkenin sadece icraat kapasitesine değil, yapısal krizleri aşacak yeni bir ekonomik ve sosyal stratejiye ihtiyaç duyduğu vurgulanıyor.

















