Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin Suudi Arabistan’a askeri destek sağlanması amacıyla parlamentoya yaptığı acil çağrıya rağmen, Temsilciler Meclisi yetki tezkeresini oylamayı ikinci kez erteledi. Meclis Başkanı Hişam Bedevi yönetiminde pazar ve pazartesi günleri gerçekleştirilen iki olağanüstü oturumun ardından nihai oylamanın 26 Ekim Pazartesi gününe bırakılması, Kahire’nin askeri bir sevkiyattan önce diplomasiye son bir alan açtığı yorumlarını güçlendirdi.
El-Ezher Şeyhliği’nin kan dökülmesini önlemek amacıyla taraflar arasında arabuluculuk yapacak bir “akil insanlar heyeti” kurulması çağrısıyla eş zamanlı gelen erteleme kararı, askeri angajmanın niteliği ve sınırlarına dair tartışmaları da gün yüzüne çıkardı.
Diplomasiye zaman kazandırma hamlesi
Erteleme kararını değerlendiren Mısır Sosyal Demokrat Partisi Meclis Grup Başkanı Mahmud Sami el-İmam, hükümetin sahadaki temaslarına dair meclise sınırlı bilgi aktarıldığını belirterek, oylamanın bir hafta ötelenmesinin arka planında diplomatik çabalara fırsat tanıma hedefinin yattığını ifade etti. Krizin çözümünün ancak güvenilir arabulucularla mümkün olacağını vurgulayan el-İmam, Mısır’ın hem Suudi Arabistan hem de İran ile diyalog kanallarını açık tutabilen ender aktörlerden biri olduğuna dikkat çekti.
Mısır Parlamentosu Savunma ve Ulusal Güvenlik Komisyonu kaynakları da bu değerlendirmeyi doğruladı. Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati’nin geçtiğimiz günlerde Bağdat’ta İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile gerçekleştirdiği resmi temasın arka kapı diplomasisinin sürdüğüne işaret ettiğini belirten kaynaklar, Kahire’nin sahada fiili bir çatışmaya girmeden önce tansiyonu düşürmeyi denediğini kaydetti.
Asker Yemen’e mi gidiyor? Görevin kapsamı netleşmedi
Komisyon kaynakları, tezkereye ilişkin kamuoyunda oluşan en büyük yanlış algının Mısır ordusunun Yemen topraklarına gireceği yönündeki iddialar olduğunu vurguladı. Talep edilen yetkinin tamamen Suudi Arabistan sınırları içerisinde icra edilecek savunma tedbirlerini kapsadığı, Yemen’e yönelik bir kara harekâtının söz konusu olmadığı ifade edildi.
Buna karşın meclisteki tereddütlerin ve erteleme kararının temelinde henüz netleşmeyen operasyonel ayrıntılar bulunuyor:
- Komuta kademesi belirsizliği: Sahadaki gücün Mısır, Suudi Arabistan, Türkiye ya da Pakistan unsurlarını içeren ortak bir komuta altında mı yoksa bağımsız mı görev yapacağı henüz netlik kazanmadı.
- Görev tanımı ve büyüklüğü: Gönderilecek askeri birliğin personel sayısı, görev süresi ve operasyonel maliyetinin nasıl karşılanacağı konularında milletvekillerine ayrıntılı bilgilendirme yapılmadı.
Kahire Üniversitesi Siyaset Bilimi Profesörü Dr. Tarık Fehmi ise oylamanın ertelenmesinin bir ret anlamına gelmediğini savundu. Mısır kamuoyu ve siyasi partilerinin kutsal mekanların korunması hassasiyeti nedeniyle Suudi Arabistan’ın güvenliğine büyük önem verdiğini belirten Fehmi, meclisin nihayetinde orduya bu yetkiyi devredeceğini, ancak yetki çıksa dahi Kahire’nin diplomatik kanalları kapatmayacağını ifade etti.
El-Ezher’den itidal çağrısı ve arabuluculuk masası
Süreçte en dikkat çekici çıkışlardan biri de İslam dünyasının en köklü kurumlarından El-Ezher’den geldi. El-Ezher Şeyhi Ahmed et-Tayyib, bölgedeki kanlı çatışmaların İslam dünyasını zayıflattığı uyarısında bulunarak ivedilikle bağımsız bir uzlaşı ve arabuluculuk komitesi kurulmasını talep etti.
El-Ezher’in resmi yayın organı Savtü’l-Ezher’in Genel Yayın Yönetmeni Ahmed es-Savi, bu çağrının Suudi Arabistan’ın güvenliğini ya da kutsal toprakların savunulmasını engellemeye yönelik bir tavır olmadığını vurguladı. Savi, El-Ezher’in sivilleri ve kutsal mekanları hedef alan saldırıları daha önce defalarca kınadığını, kurumun üstlendiği misyonun siyasi kutuplaşmaların mezhepsel çatışmalara dönüşmesini engellemek ve diplomasinin önünü açmak olduğunu belirtti.

















