Suriye’nin kuzeydoğusunda, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) kontrolünde bulunan hapishanelerden yakın zamanda serbest bırakılan yüzlerce kişi, yaşadıkları kabus dolu günleri paylaştı. New Lines dergisinin kapsamlı araştırması, keyfi tutuklamaların, asılsız suçlamaların ve sistematik işkencenin bölgedeki bir korku imparatorluğuna dönüştüğünü gözler önüne seriyor.
Çocuklar “terörist” damgasıyla hapsedildi
Ocak 2026’da Rakka’daki kötü şöhretli El-Aktan Hapishanesi’nden serbest bırakılan 16 yaşındaki Muaz, yaşadığı travmayı anlatan onlarca çocuktan sadece biri. Yanlışlıkla bir askeri aracın plakasını fotoğrafladığı için “casusluk” şüphesiyle gözaltına alınan Muaz, sorgulama sırasında ağır elektrikli işkencelere ve darba maruz kaldı. Muaz, hücresinde kimsenin terör örgütü DEAŞ ile bağlantısı olmadığını, tutukluların çoğunun muhalif gruplarla ilişkilendirilen siviller olduğunu vurguladı.
Keyfi gerekçeler: Tutuklamaların çoğu; telefonda bulunan basit bir fotoğraf, bir akrabanın muhalif gruplarla bağı veya sadece SDG’ye yönelik eleştirel bir paylaşım nedeniyle yapıldı.
Adil yargılanma hakkı yok: Tutukluların birçoğu, avukat tutmalarına izin verilmeyen, hukuki dayanaktan yoksun süreçlerle karşı karşıya kaldı.
Gazeteciler ve muhalifler susturuldu
Sadece çocuklar değil, bölgedeki değişimi belgelemek isteyen gazeteciler de SDG’nin baskılarından nasibini aldı. 26 yaşındaki gazeteci Firas El-Berces, Beşar Esad rejiminin düşüşünü kutlayan bir paylaşımı nedeniyle 11 gün boyunca ağır işkenceler gördüğünü, 15 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kaldığını belirtti.
Uluslararası örgütlerden “Savaş suçu” uyarısı
Uluslararası Af Örgütü, 2024 yılında yayımladığı raporda, SDG’nin kontrolündeki hapishanelerde yaşananların “insanlığa karşı suç ve savaş suçu” kapsamına girebileceğini vurgulamıştı. Uzmanlara göre, SDG yönetimi; bölgedeki meşruiyetini kaybetme korkusuyla artan bir paranoya içine girdi ve bu durum, sivil halk üzerinde sert bir baskı mekanizması oluşturdu.
El-Aktan Hapishanesi’nde yeni dönem
Ocak ayında Suriye hükümet güçlerinin kontrolüne geçen El-Aktan Hapishanesi’nde, şu an için durumun nispeten iyileştiği ve ailelerin görüş haklarının sağlandığı bildiriliyor. Rakka Baro Başkanı Muhammed Salih el-Necm, SDG’nin kaçarken hapishane kayıtlarını imha ettiğini, bu nedenle hukuksuz bir şekilde hapsedilen yüzlerce masumun dosyalarının tek tek incelenerek tahliye edildiğini açıkladı.
Bugün serbest kalan çocuklar ve gençler, fiziksel yaralarının ötesinde derin psikolojik izlerle hayata tutunmaya çalışıyor. Uzmanlar, bölgedeki kalıcı huzurun sağlanması için bu tür “hukuksuzluk dönemlerinin” şeffaf bir şekilde soruşturulması gerektiğinin altını çiziyor.

















