“Suriye Şimdi” (Syria Now) tarafından hazırlanan yeni bir araştırma dosyası, Suriye iç savaşı sırasında işlenen en kanlı olaylardan biri olan “Tadamon Katliamı”na dair sır perdesini aralıyor. 2022 yılında dünya gündemine bomba gibi düşen ve Esad rejiminin işlediği suçları belgeleyen o görüntülerin, aslında nasıl bir tesadüfler zinciriyle ortaya çıktığı ilk kez tüm detaylarıyla gözler önüne serildi.
Tesadüfen Başlayan İfşa Süreci
“Suriye Şimdi”nin “Küllerin Altında” (Under the Ashes) programında yayınlanan araştırmaya göre, katliamı belgeleyen görüntüler, Suriye’de görevli bir askeri istihbarat subayının kişisel bilgisayarında bulundu.
İki Kardeşin Cesareti
Görüntülerin ortaya çıkış hikayesi, Suriyeli iki kardeşin tamamen tesadüf eseri ulaştıkları dijital verilere dayanıyor. Askeri İstihbarat’ta görevli subay Amjad Youssef’e ait olduğu belirlenen bilgisayarı inceleyen kardeşler, burada sadece Tadamon katliamını değil, benzeri görülmemiş bir vahşetin kayıtlarını buldular. Durumun ciddiyetini fark eden kardeşler, görüntülerin bir kopyasını ülke dışındaki aktivistlere ulaştırmayı başardılar. Bu kayıtlar, uzun bir süreçten geçerek uluslararası insan hakları örgütlerine ulaştı ve nihayetinde 2022 yılında “The Guardian” gazetesinde yayınlanan kapsamlı araştırmayla tüm dünyanın bilgisine sunuldu.
Tadamon Katliamı ve Amjad Youssef
Nisan 2013’te gerçekleşen olay, Şam’ın Tadamon mahallesinde yaşayan Suriyeli ve Filistinli sivillere yönelik organize bir infaz operasyonuydu. Görüntülerde, elleri bağlı ve gözleri kapalı sivillerin, “keskin nişancı atışı var” yalanıyla bir hendeğe doğru koşturulduğu ve infaz edildikleri net bir şekilde görülüyordu. Katliamı gerçekleştiren isimlerden biri olan Amjad Youssef ve ekibinin, cesetleri bir araya getirip üzerlerine araba lastikleri koyarak yakması, delilleri karartma çabasını gözler önüne seriyor.
Rania Al-Abbasi ve Çocuklarının Trajedisi
Katliamın faili Amjad Youssef, Nisan 2026’da Hama kırsalında rejim güçleri tarafından tutuklandı. İçişleri Bakanlığı kaynaklarına dayandırılan bilgilere göre, Youssef’in sorgusunda dikkat çekici yeni itiraflar ortaya çıktı. Araştırma dosyası, 2013 yılında Şam’daki evlerinden kaçırılan Suriyeli doktor Rania Al-Abbasi, eşi Abdulrahman Yasin ve 6 çocuklarının akıbetine dair de çarpıcı detaylar içeriyor.
Sızıntıyı gerçekleştiren kardeşlerin ifadelerine göre, dosyalar arasında Al-Abbasi’nin yaşları 14 ile 1,5 arasında değişen 5 kızı ve 4 yaşındaki oğlunun infazıyla ilgili doğrudan kanıtlar bulunuyor. 2013 yılından bu yana kendilerinden haber alınamayan ailenin dramı, bu görüntülerle birlikte daha geniş bir adalet arayışının parçası haline geldi. “Suriye Şimdi”nin bu araştırması, olayın yalnızca bir savaş suçu olmadığını, aynı zamanda sistematik bir yok etme politikasının belgesi olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

















