Suriye Dışişleri Bakanı Esed eş-Şeybani’nin Libya’nın doğusundaki Bingazi kentine gerçekleştirdiği resmi ziyaret, Şam yönetiminin Kuzey Afrika politikasındaki yeni denge arayışlarını gözler önüne serdi. Libya Ulusal Ordusu Komutan Yardımcısı Saddam Hafter ile masaya oturan Şeybani’ye, Suriye Genel İstihbarat Başkanı Tümgeneral Abdulkadir Tahan’ın eşlik etmesi görüşmenin güvenlik ve istihbarat boyutunu öne çıkardı.
Ziyaret kapsamında Bingazi’de bir Suriye Konsolosluğu açılması, ortak güvenlik dosyaları ve Libya’da kaybolan Suriye vatandaşlarının akıbeti ele alındı. Bu temaslar, Şam’ın ağustos ayı sonunda Trablus Büyükelçiliği’ni 14 yıl aradan sonra yeniden faaliyete geçirmesinin ardından, ülkenin doğu kanadıyla kurulan en üst düzey resmi temas olma niteliğini taşıyor.
Bölünmüş yapıya karşı dengeli diplomasi
Siyasi analistler ve akademisyenler, Şam’ın hamlesini Libya’daki iç çatışmalara taraf olmadan “sorunları sıfırlama” ve yaklaşık 200 bin kişiden oluşan Suriye diasporasının haklarını koruma girişimi olarak değerlendiriyor. Beyan Araştırmaları Merkezi Direktörü Dr. Nizar Krikş, Libya’daki siyasi ve idari bölünmüşlüğün Suriye hükümetinin vatandaşlarına hizmet götürmesine engel oluşturmadığını belirterek, sürecin krizden uzak ve temkinli bir diplomasiyle yönetildiğini ifade etti.
Suriye ve Doğu Libya ilişkilerine değinen uzmanlar, Trablus’un ardından Bingazi’nin doğrudan muhatap alınmasının doğudaki aktörlerle köprüleri güçlendirdiğini savunuyor. Siyasi analist Dr. Ahmed el-Mehdavi, bu ziyaretin yeni Şam yönetiminin doğu bölgesine mesafe koyduğu yönündeki iddiaları çürüttüğünü ve sahadaki fiili aktörlerle doğrudan temas politikasının benimsendiğini bildirdi.
Güvenlik iş birliği ve bölgesel uzlaşı rolü
Görüşmenin en dikkat çeken yönlerinden biri, istihbarat başkanının katılımıyla pekişen güvenlik ajandası oldu. Tarafların; yasa dışı insan kaçakçılığı şebekeleriyle mücadele, düzensiz göçün kontrol altına alınması ve çatışma döneminde kaybolan Suriyelilerin tespiti konularında ortak mekanizmalar kurmayı hedeflediği belirtiliyor.
Suriye Araştırmacısı Yaser en-Neccar ise Şam’ın yalnızca güvenlik ve konsolosluk hizmetleriyle sınırlı kalmayıp, Libya içi uzlaşı süreçlerinde de yapıcı bir rol oynayabileceğine işaret etti. Türkiye, Mısır ve Körfez ülkeleri gibi Libya krizinde belirleyici role sahip bölgesel güçlerle temas halinde olan Şam’ın, doğu ve batı arasındaki gerilimi azaltacak diplomatik bir kanal açabileceği vurgulanıyor.
Ticaret ve ikili ilişkilerde canlanma beklentisi
Suriye diplomasisinin hem Trablus’taki Ulusal Birlik Hükümeti hem de doğudaki parlamento ve askeri yönetimle eş zamanlı temas kurması, ekonomik iş birliği hedeflerini de beraberinde getiriyor. Ağustos ayında Trablus’ta imzalanan Yüksek Ortak Komite anlaşmasının güncellenmesinin ardından, Bingazi hattındaki konsolosluk adımıyla birlikte Suriye ürünlerinin Libya pazarına yeniden entegrasyonu hedefleniyor. Diplomatik çevreler, güvenlik ekseninde başlayan bu temasların önümüzdeki dönemde daha kapsamlı bir siyasi ve ticari ortaklığa evrilebileceğini öngörüyor.

















