İsrail ordusunun Suriye topraklarına düzenlediği baskınlarda evlerinden kaçırılan Suriyeli tutukluların anneleri, çocuklarının akıbetini öğrenmek talebiyle başkent Şam’daki Dışişleri Bakanlığı binası önünde protesto gösterisi düzenledi. Çocuklarının sağlık durumu ve tutuldukları yerler hakkında hiçbir bilgi alamayan aileler, yeni Suriye yönetimine ve Birleşmiş Milletler’e (BM) acil diplomatik girişim başlatma çağrısında bulundu.
“Resmi makamların sessizliği bizi öldürüyor”
Bakanlık önünde toplanan aileler adına okunan ortak bildiride; İsrail cezaevlerinde tutulan tüm Suriyeli esirlerin derhal serbest bırakılması, tutulma koşulları ile sağlık durumlarının açıklanması ve aileleriyle doğrudan iletişim kurmalarının sağlanması talep edildi. Dışişleri Bakanlığı’na defalarca başvurduklarını, Kızılhaç ve BM temsilciliklerinin kapısını çaldıklarını belirten anneler, bugüne kadar verilen sözlerin hiçbirinin tutulmadığını vurguladı.
Evlat nöbetindeki annelerden biri, bir yılı aşkın süredir haber alamadığı iki oğlunun hikayesini anlatırken, “Oğullarımdan biri daha önce devrik rejimin cezaevlerindeydi; şimdi ise İsrail işgali ailemizin yeni gardiyanı oldu” ifadelerini kullandı. İkiz çocukları evinden kaçırılan bir diğer anne ise çocukların cezaevlerinde değil okullarında olması gerektiğini belirterek, “Resmi kurumların sessizliği bizi esaretten daha fazla öldürüyor” dedi. Aileler, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ve Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani’den BM ve uluslararası kanalları acilen devreye sokmalarını istedi.
BM verileri ve İsrail’in artan sınır ötesi baskınları
Suriye’nin güneyindeki hak ihlallerini belgeleyen Sicil Merkezi, 8 Aralık 2024’te Esad rejiminin devrilmesinden bu yana İsrail güçlerinin farklı tarihlerde en az 39 Suriyeliyi alıkoyduğunu bildirdi. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR) ise İsrail cezaevlerinde en az 49 Suriye vatandaşının tutulduğunu teyit etti.
OHCHR Sözcüsü Shabia Mantoo, serbest bırakılan kişilerin ifadelerine dayanarak yaptığı açıklamada, tutukluların hiçbir gerekçe gösterilmeden bir yılı aşkın süre bilinmeyen merkezler arasında nakledilerek keyfi biçimde alıkonulduğunu aktardı. Komiserlik verilerine göre, İsrail ordusu yalnızca Eylül ayında Suriye topraklarına 280 silahlı sızma ve baskın operasyonu düzenleyerek yılın en yüksek seviyesine ulaştı.
Esad rejiminin çöküşünün ardından işgal altındaki Golan Tepeleri’ndeki tampon bölgeye ve komşu noktalara doğru askeri varlığını genişleten Tel Aviv yönetimine uluslararası toplumdan da tepkiler sürüyor. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Suriye’nin toprak bütünlüğünün ihlal edilmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’na uyulması gerektiğini vurgulamıştı. Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara da BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada İsrail birliklerinin 8 Aralık 2024 öncesindeki sınırlara çekilmesini talep ederek Golan’ın Suriye toprağı kalacağını yinelemişti.

















