Yemen’de hükümet güçleri ile Husiler arasındaki çatışmalar kritik cephe hatlarında şiddetlenirken, Suudi askeri stratejist emekli Tümgeneral Muhammed el-Harbi harekatın yeni safhasına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Al Jazeera kanalına açıklamalarda bulunan Harbi, Suudi Arabistan öncülüğündeki askeri koalisyonun operasyonlarında yeni bir aşamaya geçildiğini belirterek, Sana’ya hakim Beyda Dağları’nın kontrol altına alınmasının Husilerin başkentteki hakimiyetini sona erdirecek anahtar hamle olduğunu vurguladı.
Yeni doktrinin dağlık bölgelerdeki sığınakları, mağaraları ve enerji kaynaklarını hedef alan eş zamanlı nokta atışlarına dayandığını belirten Harbi, askeri harekatın Sana’nın merkezine ulaşılana kadar durmayacağını ifade etti.
“Yemen Şafağı” operasyonu ve hava harekatı
Yemen hükümetinin 5 Ekim tarihinde başlattığı “Yemen Şafağı” (Fecru Yemen) operasyonunun kapsamına değinen Harbi, Suudi hava unsurlarının 24 saat kesintisiz hava desteği sağladığını aktardı. Husilerin Taiz çevresindeki 56 köy ve camiyi hedef aldığını ileri süren Harbi, sahadaki dengelerin hızla değiştiğini kaydetti.
Stratejik öneme sahip Kehbub Dağları’nın tamamen denetim altına alındığını ve Babülmendep Boğazı’nın güvenliğinin eksiksiz sağlandığını belirten askeri uzman, bundan sonraki temel hedefin “Cumhuriyetin Kalkanı” olarak nitelendirdiği Beyda tepeleri olduğunu söyledi. Başkente doğrudan bakan bu yüksek irtifalı tepelerin ele geçirilmesi durumunda Husilerin lojistik hatlarının kopacağını ve Sana’da tutunmalarının imkansız hale geleceğini öne sürdü.
Zorlu coğrafya ve istihbarat odaklı nokta vuruşlar
Yemen’in coğrafi yapısının askeri operasyonlar açısından ciddi zorluklar barındırdığına dikkat çeken Harbi; derin vadiler, sarp sıradağlar ve doğal mağaraların operasyonel hareketliliği kısıtladığını ifade etti. Husilerin bu mağaraları mühimmat ve balistik füze deposu olarak kullandığını belirten emekli general, sahadaki asimetrik harp ortamında hassas istihbarat faaliyetlerinin ve bölgesel aktörlerin gruba sağladığı desteğin takibinin hayati olduğunu aktardı.
Öte yandan başkent Sana’daki yoğun sivil nüfusun harekat planlamalarında ahlaki ve insani bir öncelik olarak gözetildiğini dile getiren Harbi, uluslararası insancıl hukuk kurallarına tam uyum sağlandığını belirtti.
Cephe hatlarında sıcak çatışma ve insani tablo
Taiz ve Marib cephelerindeki çatışmaların kritik bir dönemece girdiğini söyleyen Harbi, koalisyonun ikmal hatlarını keserek kalan silahlı unsurları temizlemeye odaklandığını kaydetti. Özellikle karmaşık bir topografyaya sahip olan Taiz’de köylerin ve hakim tepelerin kontrolünün çatışmanın seyrini belirlediğini sözlerine ekledi.
Askeri tırmanış devam ederken çatışmaların insani boyutu da ağırlaşıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından paylaşılan son veriler, Yemen’in 10 ayrı vilayetinde 6 Ağustos’tan bu yana 200 binden fazla sivilin yerinden edildiğini ortaya koyuyor. Çatışma alanlarından kaçan ailelerin temel gıda, su ve barınma ihtiyaçları bölgedeki krizin derinleştiğine işaret ediyor.

















