ABD Başkanı Donald Trump, 27 Ekim’de genel seçimlerin yapılacağı İsrail’de Başbakan Binyamin Netanyahu’ya yönelik “tam ve koşulsuz” desteğini ilan etti. Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından Gazze’de işlenen savaş suçları gerekçesiyle hakkında yakalama kararı çıkarılan Netanyahu’nun seçim anketlerinde gerilemesi ve bizzat zaferden emin olmadığını açıklaması üzerine devreye giren Trump, İsrailli seçmenlere doğrudan seslendi.
Sosyal medya platformu Truth Social üzerinden paylaştığı mesajında Trump, sandık başına gidecek İsraillilere Netanyahu dışındaki bir lider tercihinin “yanlış bir adım” olacağını savundu. ABD’nin bugüne kadar İsrail için büyük fedakarlıklar yaptığını öne süren Trump, “Netanyahu, İsrail’den beklediğimiz türden bir müttefiktir. Eğer o seçimi kazanamazsa, İran’a karşı bu görevi tek başımıza üstlenmek zorunda kalacağız ve ben buna hiç hevesli değilim” ifadelerini kullandı.
Netanyahu kaygılı: “Varoluşsal bir savaş veriyoruz”
Trump’ın çıkışı öncesinde Maariv gazetesine bağlı bir radyo kanalına konuşan Netanyahu, seçim sonuçlarına ilişkin ciddi kaygılar taşıdığını itiraf etmişti. Seçimi kaybetmesi durumunda siyaseti bırakmayacağını belirten İsrail Başbakanı, muhalefetin iktidara gelmesinin İran nükleer dosyası ve Filistin devleti konularında tavizlere yol açacağını iddia ederek seçimleri “varoluşsal bir kavşak” olarak niteledi.
Yolsuzluk, rüşvet ve görevi kötüye kullanma suçlamalarıyla yargı süreci devam eden Netanyahu, cezaevine girme riskiyle karşı karşıya olduğu bu seçimde Likud Partisi’nin iktidarda kalması gerektiğini savundu. Muhalefetin zaferinin Gazze operasyonlarını sekteye uğratacağını öne süren Netanyahu, Knesset’teki Arap vekillere işaret ederek “Seçenek çok basit: Ya Bibi (Netanyahu) ya da Tibi” sözleriyle tabanını konsolide etmeye çalıştı.
İktidar medyasında ırkçılık krizi patlak verdi
Seçim kampanyası sürerken, Netanyahu’ya yakınlığıyla bilinen Kanal 14 sunucusu Yinon Magal’ın muhalefet liderine yönelik hakaretleri İsrail siyasetinde yeni bir ırkçılık tartışmasının fitilini ateşledi. Magal, Yashar Partisi lideri Gadi Eisenkot’u Fas kökenli olmasını ima ederek canlı yayında “maymun” olarak niteledi.
Söz konusu ifadelere sert tepki gösteren Eisenkot düzenlediği basın toplantısında, “Ses Yinon’un sesi ama arkasındaki el Netanyahu’nun elidir” diyerek tepkisini dile getirdi. Muhalefet lideri Yair Lapid de Likud kanadının ırkçı söylemler karşısında sessiz kaldığını vurguladı. Netanyahu ise kamuoyu baskısının ardından yaptığı açıklamada Magal’ın ifadelerini kınadığını duyurdu.
Anketlerde Eisenkot önde, koalisyon düğümü sürüyor
Kamuoyu yoklamaları, eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot liderliğindeki Yashar Partisi’nin Netanyahu’nun Likud Partisi karşısında ivme kazandığını gösteriyor.
Buna karşın 120 sandalyeli Knesset’te hükümet kurabilmek için gereken 61 milletvekili barajına ne sağ blokun ne de merkez muhalefetin tek başına ulaşamadığı görülüyor. Her iki kanadın da Arap partileriyle resmi bir koalisyona girmeyi reddetmesi nedeniyle, sandıktan çıkacak tablonun İsrail’i yeni bir siyasi çıkmaza ve tekrarlanan seçimler sarmalına sürükleyebileceği belirtiliyor.

















