Yemen genelindeki cephe hatlarında yaşanan göreceli durgunluğun ardından kara operasyonlarının ana çatışma merkezi haline gelen Taiz vilayetinde askeri hareketlilik tırmanıyor. Yemen hükümet güçleri, kenti çevreleyen dağlık geçitleri ve hakim tepeleri geri alarak ablukayı yarmayı hedeflerken, Ensarullah (Husiler) kenti farklı yönlerden kuşatma altında tutabilmek için baskısını artırıyor.
Askeri uzmanlar, Taiz’deki mücadelenin geniş arazileri ele geçirmekten ziyade kilit ikmal koridorlarına hakim tepeleri kontrol etme mücadelesi olduğunu vurguluyor.
Stratejik zirveler ve kritik ikmal yolları
Askeri ve stratejik uzman Tuğgeneral Hasan Cuni, sahadaki dengelere ilişkin değerlendirmesinde Taiz’deki savaşın temel karakteristiğinin “yükselti savaşı” olduğuna dikkat çekti. Cuni; Sabır Dağı ve Habeşi Dağı gibi stratejik zirvelerin kontrolünün, şehrin geçici başkent Aden ile olan lojistik bağını doğrudan belirlediğini ve ablukanın kaderini bu tepelerin tayin ettiğini belirtti.
Hükümet güçleri, batı ve güneybatı aksındaki Dabbab ve Sabır el-Mevadim bölgelerinde kontrolü sağlayarak Sarari hattında ilerleme kaydederken; kentin batı kırsalında yer alan Han Dağı, Hazran, Vaziiye ekseni ve El-Kurud mevkisinde şiddetli çatışmalar yaşanıyor.
Husilerin kuşatma planı ve Aden koridoru
Tuğgeneral Cuni, Husilerin kent merkezine doğrudan girmek yerine hakim tepelerde mevzilenerek giriş-çıkışları ateş altına almayı ve kuşatmayı sürdürmeyi amaçladığını kaydetti. Hükümet güçlerinin temel hedefi ise şehrin can damarı sayılan (Lahic – Tur el-Baha – Turba – Aden) alternatif ikmal hattının güvenliğini eksiksiz sağlamak.
Sahada yalnızca hava üstünlüğünün yeterli olmadığını, kara birliklerinin manevra kabiliyetiyle koordineli bir harekatın şart olduğunu ifade eden uzmanlar; Kadha, Rasin, Cerdad ve Huceriye gibi kırsal bölgelerdeki tepe hatlarının yoğun ateş altında olduğunu aktarıyor.
Babülmendep ve Kızıldeniz hattına uzanan etki
Taiz kırsalındaki çatışmalar yalnızca yerel bir kara hakimiyeti mücadelesiyle sınırlı kalmıyor. Vaziiye ovalarını denetim altında tutan bu kritik yükseltiler, Kızıldeniz kıyı şeridi ile stratejik Babülmendep Boğazı’nın güvenliğini doğrudan etkiliyor.
Bölgedeki geçitlerin hangi tarafın denetimine geçeceği, hem Yemen’in güneybatısındaki deniz ticaret yollarının güvenliğini hem de batı sahilindeki genel askeri güç dengesini belirleyecek temel faktör olarak öne çıkıyor.







