Zakaria’dan Trump’a uyarı: İran’da amaç netleşmeden zafer yok

Ünlü analist Fareed Zakaria, askeri gücün siyasi zafere dönüşmesi için Trump'ın İran hedefini netleştirmesi gerektiğini yazdı.

featured

Uluslararası ilişkiler uzmanı ve köşe yazarı Fareed Zakaria, The Washington Post için kaleme aldığı analizinde, Başkan Donald Trump liderliğindeki ABD yönetiminin İran politikasını sert sözlerle eleştirdi. Zakaria, askeri başarıların tek başına kalıcı bir zafer anlamına gelmeyeceğini belirterek, Washington’ın temel stratejik hedefini kesinleştirmeden bu savaştan kazançlı çıkamayacağını vurguladı.

Zakaria’ya göre Beyaz Saray’ın önündeki temel açmaz; İran’ın bölgesel ve nükleer politikalarını değiştirmeye mi, yoksa Tahran’daki rejimi tamamen devirmeye mi odaklanıldığı konusundaki belirsizlikten kaynaklanıyor. Açık ve gerçekçi bir siyasi ereği bulunmayan askeri harekatların bataklığa dönüşme riski taşıdığına dikkat çekiliyor.

Maliyet 45 milyar doları aştı, stratejik stoklar eriyor

Yürütülen askeri harekatın Amerikan ekonomisi ve savunma kapasitesi üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu belirten Zakaria, ABD Savunma Bakanlığı verilerine göre operasyonların faturasının şimdiden 45 milyar dolara ulaştığını kaydetti. Çatışmalar düşük yoğunluklu sürse dahi her ay bütçeye yaklaşık 2 milyar dolarlık ek maliyet biniyor.

Askeri ve ekonomik yıpranmanın öne çıkan boyutları şu şekilde sıralanıyor:

  • Operasyonlarda en az 19 Amerikan askeri personelinin hayatını kaybetmesi
  • Pasifik gibi diğer kritik stratejik bölgeler için hayati öneme sahip gelişmiş hava ve füze savunma mühimmatı stoklarının hızla tükenmesi
  • Küresel petrol fiyatlarının varil başına 100 dolar bandına yerleşmesiyle birlikte yakıt, ulaşım ve gıda enflasyonunun Amerikan hanelerini vurması
  • Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer aksamaları nedeniyle Körfez ülkelerindeki ticaret, turizm ve Washington’a yönelik diplomatik güvenin sarsılması

Hedefteki belirsizlik Tahran’ın uzlaşma zeminini yok ediyor

Zakaria, Trump yönetiminin söylem ve eylemleri arasındaki derin çelişkiye işaret ediyor. Bir yandan Tahran’daki rejimi sonlandırmaya yönelik sert açıklamalar yapılırken, diğer yandan müzakere kapısının açık tutulduğu ve diplomatik temasların sürdüğü belirtiliyor.

Bu çift başlı yaklaşımın Tahran yönetimini taviz vermekten alıkoyduğunu savunan Zakaria; İran liderliğinin, nasıl bir adım atarsa atsın nihai hedefin rejim değişikliği olduğuna inanması durumunda masaya oturmak için hiçbir rasyonel gerekçe bulamayacağını ifade ediyor.

Vietnam, Irak ve Afganistan dersleri

Tarihsel tecrübelere atıfta bulunan yazar; Vietnam, Irak ve Afganistan örneklerinin salt askeri üstünlüğün siyasi başarı üretmeye yetmediğini kanıtladığını hatırlatıyor. Savaşların eninde sonunda siyasi bir uzlaşmayla noktalandığını belirten Zakaria, Trump yönetiminin önünde iki net seçenek bulunduğunu vurguluyor:

  • Gerçekçi müzakere yolu: Hürmüz Boğazı’nın açılması, nükleer programın sınırlandırılması ve Tahran’ın bölgesel nüfuzunun geriletilmesini içeren somut şartlar belirleyerek askeri baskıyı bir anlaşma aracına dönüştürmek.
  • Rejim değişikliği tercihi: Bölgeyi bütünüyle ateşe atacak, çok daha kanlı ve ucu açık uzun vadeli bir savaşa hazırlanmak.

Analizin sonucunda, her iki seçeneği aynı anda yürütmeye çalışmanın ABD’yi Orta Doğu’da yeni bir askeri ve ekonomik çıkmaza hapsedeceği; asıl başarının vurucu askeri güçte değil, bu gücü sürdürülebilir bir siyasi sonuca evriltebilme becerisinde yattığı kaydediliyor.

Zakaria’dan Trump’a uyarı: İran’da amaç netleşmeden zafer yok
0
Haber Bülteni
Bültenimize Katılın

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Spam göndermiyoruz. İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.