İsrail merkezli Haaretz gazetesi, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik savaşa dair son açıklamalarının, Washington’ın hedeflerine ulaşmadan savaşı bitirme ve özellikle Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının yarattığı yükü diğer ülkelere yıkma arzusuna işaret ettiğini yazdı.
Gazetenin yazarlarından Liza Rozovsky, Trump’ın bu tutumunun ABD’yi devre dışı bırakan ve İsrail’i ötekileştiren yeni bir ittifakın doğmasına yol açabileceği sonucuna varıyor. Bu durum, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun “İsrail’i destekleyen bölgesel bir güç oluşturulacağı” yönündeki iddialarıyla tamamen çelişiyor.
Hürmüz: ABD ve Avrupa arasındaki çatlak
Rozovsky analizinde, Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt’in geçtiğimiz pazartesi günü yaptığı “Hürmüz Boğazı’nı açmanın savaşın hedeflerinden biri olmadığı” yönündeki açıklamasına dikkat çekiyor. Trump ise perşembe günü sabaha karşı Amerikalılara hitaben yaptığı konuşmada, petrole bağımlı ülkelere iki seçenek sundu: Ya ABD’den petrol alacaklar ya da boğazın kontrolünü ele geçirecek “cesareti” gösterecekler.
Yazara göre Trump’ın öfkesi, NATO’dan çekilme yönündeki açık tehdidiyle patlama noktasına ulaştı. Bu adımın, özellikle Ukrayna ve Avrupa ülkelerini Rusya tehdidi karşısında yalnız bırakabileceği vurgulanıyor. Savaşın ilk haftalarında Batı dünyasında Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini (ancak savaş bittikten sonra) sağlamak üzere bir fikir birliği oluşmuş gibi görünse de bu uzlaşıda çatlaklar belirmeye başladı. Batılı bir diplomata göre İngiltere, boğazın güvenliğinin ABD ile işbirliği içinde sağlanması gerektiğine inanırken; Fransa, ABD ile herhangi bir işbirliğinin tehlikeli olduğunu ve Batılı ülkeleri İran’a karşı kendi savaşları olmayan bir çatışmaya sürükleyebileceğini savunuyor. Ancak Avrupalılar, Rusya’nın tehdidi karşısında Trump ile ters düşmenin tehlikelerinin de farkında.
Körfez’in ABD’ye güveni sarsılıyor
Washington’da görev yapan Rozovsky’nin Orta Doğulu bir diplomata dayandırdığı bilgiye göre; Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan’ın Pakistan’ın başkenti İslamabad’da düzenlenen ABD-İran anlaşması arayışındaki dışişleri bakanları zirvesine katılması ABD ve İsrail’de hayal kırıklığı yarattı. Bu katılım, Riyad’ın diplomatik çözüme olan ilgisini gösterirken, Körfez ülkelerinin ABD ile olan ittifaka duyduğu güvenin giderek azaldığına işaret ediyor.
Haaretz‘e göre Trump; Hürmüz Boğazı’nı açma sorumluluğunu Avrupa ve Körfez ülkelerinin omuzlarına yüklemeyi başarırsa, bu durum her iki bloğun da ABD’ye bağımlı olmayan bölgesel bir ittifak kurma kapasitelerini kanıtlamaları için gerçek bir test olabilir.
İsrail’i bekleyen derin izolasyon
Raporun sonunda Rozovsky, böylesi bir ittifakın İsrail’i bölgesel denklemde marjinalleştireceği uyarısında bulunuyor. Netanyahu’nun İsrail’i bölgesel bir güce dönüştürme hayallerinin ve savaştan yeni bölgesel ittifaklarla çıkma vaatlerinin şu ana kadar “sadece bir hayal”den ibaret olduğu; İsrail’in savaşın ardından kendini Gazze savaşının yarattığından çok daha derin bir siyasi izolasyonun içinde bulabileceği belirtiliyor.
Öte yandan, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, seyrüsefer özgürlüğünün tesisi ve hayati emtia akışının yeniden başlaması için diplomatik ve siyasi baskı kurmak amacıyla bugün 36 ülke sanal bir toplantıda bir araya geliyor. İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ülkesinin başkanlık ettiği bu toplantının “alınabilecek tüm olası diplomatik ve siyasi önlemleri değerlendireceğini” belirtti. Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı da perşembe günü yaptığı açıklamada, İran’ın eylemlerinin küresel ekonomik istikrarı tehlikeye attığını belirterek, “Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğünün en kısa sürede yeniden sağlanması için ortaklarımızla birlikte çalışacağız” ifadelerini kullandı.


