Mescid-i Aksa Hatibi ve Kudüs Yüksek İslam Heyeti Başkanı Şeyh Ekrime Sabri, yüz binlerce Müslümanın Ramazan ayı ve Ramazan Bayramı boyunca Mescid-i Aksa’da namaz kılmaktan mahrum bırakılmasının ardından, işgal güçlerinin Aksa’yı kapalı tutmaya ve cuma namazlarını engellemeye devam etmesinin doğuracağı olası sonuçlar konusunda uyarılarda bulundu.
Al Jazeera’ye konuşan Sabri, “Mescid-i Aksa’nın kapatılmasından dolayı büyük bir üzüntü ve acı duyuyoruz” diyerek, Müslümanların ibadet etmelerinin engellenmesinin “ibadet özgürlüğüyle doğrudan çeliştiğine” dikkat çekti.
İşgal makamları, 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail ortak İran saldırısıyla eş zamanlı olarak ilan edilen olağanüstü hal (OHAL) bahanesiyle Mescid-i Aksa’yı ibadete kapatmıştı.
“Kapatılmasının hiçbir haklı gerekçesi yok”
Mescid-i Aksa’nın kapalı tutulmasına gerekçe gösterilen “güvenlik” iddialarına yanıt veren Şeyh Sabri, “Filistin genelinde camiler ve çarşılar açık durumda; Mescid-i Aksa’nın kapatılmasının ise hiçbir haklı gerekçesi olamaz.” dedi. Sabri ayrıca, işgal makamlarının Mescid-i Aksa’nın yönetimine doğrudan müdahale etmesinden, alanda tam egemenlik ve kontrol sağlamaya çalışmasından duyduğu endişeyi dile getirdi.
Mescid-i Aksa’nın açılması yönündeki tekrarlanan talepleri ve dini açıdan kapatılmasının caiz olmadığını söylemesi üzerine İsrail istihbaratı tarafından ifadeye çağrıldığını belirten Sabri, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Duruşumu hem geçmişte hem de bugün net bir şekilde ortaya koydum ve hala söylüyorum: Mescid-i Aksa’nın kapatılması caiz değildir ve derhal açılması şarttır.”
Hükümetlere ve İslam dünyasına çağrı
Şeyh Sabri, Kudüs’ün tıpkı Mekke ve Medine gibi “sadece Filistinlilere değil, yeryüzündeki tüm Müslümanlara ait olduğunu” vurguladı.
Son olarak Arap ve İslam dünyasına seslenen Sabri, halkları kendi hükümetlerine baskı yapmaya; hükümetleri ise Mescid-i Aksa’nın ibadete açılması için acilen müdahale ederek İsrail’e baskı kurmaya çağırdı.


