İsrail medyasında yer alan haberlere göre, ordunun Güney Lübnan’da Gazze’deki “Sarı Çizgi”ye benzer şekilde 2 ila 3 kilometre derinliğinde bir tampon bölge oluşturmayı hedefleyen yeni bir askeri plan hazırlığında olduğu ortaya çıktı. Olası bir anlaşmada sınır köylerindeki sakinlerin evlerine dönmesinin engellenmesi de plan dâhilinde yer alıyor.
Cuma sabahı hem Güney Lübnan’dan hem de İran’dan yoğun roket atışları gerçekleşti. Lübnan’ın güneyinden İsrail’in kuzeyine, özellikle Kiryat Şmona yerleşimine doğru 60’tan fazla roket fırlatıldı. Askeri tesislerin ve limanın bulunduğu Hayfa kenti de stratejik bir hedef olmaya devam ediyor.
İsrail’in hedefleri küçüldü, asker sıkıntısı büyüdü
Haaretz gazetesine ve İsrailli askeri kaynaklara göre, Güney Lübnan’daki kara harekatının hedefleri daraltıldı. Ordunun sınır köylerine girmekte büyük zorluklar yaşadığı, Lübnan’ı tamamen işgal etme veya Hizbullah’ı silahsızlandırma gibi geniş çaplı bir niyetinin olmadığı, zira bunun çok geniş bir askeri konuşlanma gerektirdiği belirtiliyor. Mevcut plan, Hizbullah’ın İsrail yerleşimlerini ve askeri üslerini tepeden görmesini engellemek için sınır hattı boyunca 2-3 kilometre derinliğinde bir askeri varlık sürdürmeye dayanıyor.
Askeri ve Stratejik Uzman Kurmay Albay Nidal Ebu Zeyd, İsrail’in hedeflerindeki bu düşüşün, Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’in insan gücü konusunda büyük bir sıkıntı yaşadıklarını itiraf etmesiyle doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti. Ebu Zeyd’e göre İsrail’in planı iki temel hedefe dayanıyor: Sınır şeridinde 2 kilometrelik bir coğrafi kontrol sağlamak ve güneydeki nüfusu Litani Nehri’nin kuzeyine sürerek demografik bir değişim yaratmak. Bu durum uluslararası hukukun açık bir ihlali olarak değerlendiriliyor ve Lübnan içinde ciddi sosyal sorunlar yaratma riski taşıyor.
Hizbullah’ın yıpratma taktiği
Sahadaki durumu değerlendiren Ebu Zeyd, Hizbullah’ın artık önceki taktikleriyle savaşmadığını; bunun yerine İsrail güçlerini yıpratmak karşılığında aşamalı olarak geri çekilmeyi öngören “geciktirme muharebesi” taktiğine başvurduğunu söyledi. Ebu Zeyd, “İşgal güçlerinin ilerlemesi her zaman askeri bir başarı anlamına gelmiyor, bilakis özellikle zırhlı birliklere kayıp verdirmeyi amaçlayan bir tuzağın parçası olabilir” ifadelerini kullandı.
Ebu Zeyd ayrıca, İsrail’in net bir çıkış stratejisinden yoksun olduğunu, bunun da operasyonların süresini uzatarak ordunun yıpranmasına yol açtığını; bu sebeple asker eksiğini telafi etmek için sadece yüksek rakımlı tepelerde tutunmaya çalışabileceğini belirtti.
Mart ayının başından bu yana Hizbullah, İsrail’in saldırılarına ve İran Dini Lideri Ali Hamaney’in suikastına misilleme olarak İsrail askeri üslerini ve yerleşim yerlerini hedef alıyor. O tarihten bu yana İsrail, Lübnan’a yönelik şiddetli bir hava harekâtı yürütürken kara birlikleriyle de çeşitli eksenlerden güneye sızmaya çalışıyor. Şiddetli çatışmalara giren Hizbullah savaşçıları, işgal güçlerine şu ana kadar en az 10 ölü ve onlarca yaralı verdirmiş durumda.


