ABD Başkanı Donald Trump, İran’a ve Tahran yönetimiyle ticari ilişkilerini sürdüren ülkelere yönelik benzeri görülmemiş bir ekonomik savaş başlattıklarını duyurdu. Sosyal medya platformu Truth Social üzerinden açıklama yapan Trump, uygulanacak yeni tedbirleri İkinci Dünya Savaşı’nın dönüm noktası olan “Normandiya Çıkarması”na benzeterek, Tahran’a bugüne kadar hiçbir ülkeye uygulanmamış düzeyde ezici bir ekonomik tecrit uygulanacağını belirtti.
Trump, İran kurumlarına finansal, lojistik ya da ticari destek sağlayan herhangi bir ülkenin de ağır ekonomik yaptırımlarla karşı karşıya kalacağı uyarısında bulundu.
“Kaçak petrol ticareti ve paravan şirketler bitecek”
Açıklamasında küresel müttefiklere doğrudan çağrıda bulunan Trump; İran’a ait petrol kaçakçılığı ağlarının, takas mekanizmalarının, kayıt dışı para transferlerinin, döviz bürolarının ve paravan şirketlerin tamamen engellenmesini talep etti. ABD Başkanı, bu tarihi adımların İran’ın finansal hareket alanını kilitleyeceğini ve bölgedeki askeri nüfuzunu kıracağını savundu.
Söz konusu ekonomik baskı dalgası, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) öncülüğünde 20’den fazla savaş gemisiyle Basra Körfezi ve çevresinde sıkılaştırılan deniz ablukasıyla eş zamanlı olarak devreye sokuldu.
Tahran: “Baskılar iç krizleri örtme çabasıdır”
ABD’nin açıkladığı yaptırım hamlesine İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’den hızlı yanıt geldi. Arakçi, ilan edilen yeni ekonomik savaşın Washington’ın kendi iç ekonomik sorunlarını ve krizlerini perdeleme girişimi olduğunu ifade etti. İran’a yönelik her türlü ilave baskı politikasının geçmişte olduğu gibi yine başarısızlıkla sonuçlanacağını vurguladı.
Hazine Bakanı Scott Bessent’in daha önce işaret ettiği “eşi benzeri görülmemiş tecrit” söylemine karşılık Tahran yönetimi, baskılara boyun eğmeyeceği mesajını koruyor.
ABD Senatosundan uyarı: “İran yaptırımları aşmayı biliyor”
Trump’ın ekonomik stratejisi ABD içinde de tartışmalara yol açtı. Senato Silahlı Hizmetler Komitesinin kıdemli Demokrat üyesi Senatör Jack Reed, yeni yaptırımların caydırıcılığı konusunda şüphelerini dile getirdi. İran’ın on yıllardır yaptırımlar altında yaşadığını ve bunları aşma konusunda geniş bir tecrübeye sahip olduğunu hatırlatan Reed, aşırı baskının Tahran’ı bölgesel ve küresel misillemelere yöneltebileceği uyarısında bulundu.
Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin enerji arzını ve küresel petrol fiyatlarını doğrudan etkilediğine işaret eden Reed, diplomatik çözüm ve seyrüsefer güvenliği sağlanmadan atılan adımların enerji krizini derinleştirebileceğini kaydetti.



