Tahran'dan "uzun soluklu direniş" mesajı
Dünya

Tahran’dan “uzun soluklu direniş” mesajı

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı askeri operasyonların üzerinden iki ay geçmesine rağmen, bölgedeki durum kısa süreli bir müdahaleden çok, ucu açık bir yıpratma savaşına dönüşmüş durumda. 60 günlük sürenin sonunda sağlanan kırılgan ateşkes, bir yandan diplomatik çözüm arayışlarını canlı tutarken diğer yandan taraflar arasındaki stratejik uçurumu gözler önüne seriyor.

Washington cephesinde, savaşın meşruiyeti ve hedefleri hem halk nezdinde hem de siyasi arenada ciddi şekilde sorgulanıyor. Yapılan son kamuoyu araştırmaları, Amerikan halkının %60’ının askeri müdahaleye karşı olduğunu ve Başkan Trump’a olan desteğin %40 seviyelerine gerilediğini gösteriyor. Demokratlar, Kongre’de “Savaş Yetkileri Yasası” üzerinden Başkan’ın yetkilerini kısıtlamaya çalışırken, Cumhuriyetçi Parti içinde de ulusal güvenlik öncelikleri ile anayasal denge konusunda görüş ayrılıkları yaşanıyor. Özellikle artan yakıt fiyatları ve ekonomik belirsizlik, Washington’un savaş stratejisini içeride baskılayan en önemli unsurlar olarak öne çıkıyor.

Tahran ise Washington’un “iç bölünme” iddialarına karşı “demir yumruk” ve ulusal birlik söylemiyle yanıt veriyor. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkede ideolojik bir ayrım olmadığını ve tüm milletin savunma hattında birleştiğini vurgularken; dini liderin emirleri doğrultusunda “saldırganı pişman etme” kararlılığını dile getiriyor. İranlı yetkililer, 40 gün süren yoğun çatışmaların ardından, gerekirse çok daha uzun süre savaşabilecekleri mesajını vererek ABD’nin “aşırı taleplerinden” vazgeçmemesi halinde yeni bir çatışma dalgasının kaçınılmaz olduğunu belirtiyor.

Buna karşın, İran kamuoyunda diplomatik çözüm yanlıları ile askeri direnç yanlıları arasındaki nüanslar dikkat çekiyor. Bazı reformist çevreler, müzakerelerin reddedilmesinin İran’ı uluslararası alanda daha zayıf bir konuma iteceğini savunarak, askeri hazırlıklar ile diplomatik temasların eş zamanlı yürütülmesi gerektiğini ifade ediyor. Bölgedeki uzmanlar, ne Washington’ın ne de Tahran’ın şu an için tam bir teslimiyet ya da mutlak bir zafer noktasına yakın olmadığını, sürecin belirsiz bir süre daha düşük yoğunluklu çatışmalar ve yaptırım kıskacında devam edebileceğini öngörüyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir