Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta bulunan Nasır Sağlık Kompleksi Müdürü Doktor Atıf el-Hut, hastanenin tek enerji kaynağı olan jeneratörleri çalıştırmak için gereken yakıtın tükenmesi nedeniyle sağlık hizmetlerinin tamamen durma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu konusunda uyardı.
El-Cezire Mubasher kanalına konuşan El-Hut, bölgedeki sağlık krizinin savaşın başından beri durmadığını belirterek, hastanelerin başta yakıt olmak üzere temel malzeme eksikliği nedeniyle sürekli bir baskı altında yaşadığına dikkat çekti.
İşgal güçlerinin sınırlı miktarda yakıt girişine izin verdiğini, ancak jeneratör yağı girişini tamamen engellemeye devam ettiğini ekleyen El-Hut, bu durumun iki yılı aşkın süredir durmaksızın çalışan ve yıpranarak çökme noktasına gelen jeneratörlerin arızalanma riskini artırdığını söyledi.
El-Hut, “Bugün yaşadığımız şey, yaşam damarlarıyla oynamaktır” diyerek, hastane yönetiminin jeneratörlerin tamamen durmasını önlemek için elektrik kullanımını kısıtlamak zorunda kaldığını açıkladı.
Alınan önlemleri anlatan hastane müdürü, “Akşam ve gece saatlerinde yükü yaklaşık 600 kilovoltampere düşürmek zorundayız. Bu da bizi yoğun bakım ve ameliyathanelerdeki klimaları kapatmaya mecbur bırakıyor ki bu kesinlikle sağlıksız bir durum.” dedi. El-Hut, gece boyunca bilgisayarlı tomografi (BT) gibi bazı hayati hizmetlerin de mecburen durduğuna dikkat çekti.
Doktor Atıf el-Hut, jeneratörlerin durmasının kompleks içindeki sağlık sisteminin tamamen çökmesi anlamına geldiğini vurgulayarak, “Jeneratörlerin durması hizmetin tamamen durması demektir. Solunum cihazları duracak ve yoğun bakımdaki hastalar ölümle burun buruna gelecek.” uyarısında bulundu.
Ameliyathane, laboratuvar ve radyoloji bölümlerinin tamamen elektriğe bağımlı olduğuna, ayrıca oksijen tedarikinin de jeneratörlerin çalışmasına bağlı olduğuna işaret eden El-Hut, jeneratörlerin durmasının başta çocuklar olmak üzere çok sayıda hasta için bir “ölüm fermanı” olacağını belirtti.
Sınırlı imkanlar ve yıpranmış jeneratörler
Nasır Sağlık Kompleksi’nde 4 jeneratör bulunduğunu, bunlardan sadece 3’ünün yıpranmış bir halde çalışabildiğini, dördüncüsünün ise yakıt yetersizliği nedeniyle hizmet dışı kaldığını açıklayan El-Hut, çalışan jeneratörlerin de yedek parça ve filtre eksikliği nedeniyle her an durma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu doğruladı.
Kompleksin aylık yaklaşık 900 litre yağa ihtiyaç duyduğunu, ancak tüm Gazze’nin bu hayati maddenin eksikliğini yaşadığını ve bu durumun hastaneyi son çare olarak jeneratörlerin çalışma saatlerini azaltmaya zorladığını ifade etti.
Krizi değerlendiren Doktor Atıf el-Hut, yaşananların sağlık sektörünü yok etmeye yönelik sistematik bir politikanın parçası olduğunu; Filistinlilere ait her şeye karşı açık bir soykırım savaşını ve Gazze’deki sağlık sisteminin doğrudan hedef alınmasını temsil ettiğini açıkladı. Gazze Şeridi’ndeki hastanelerin çoğunun hizmet dışı kaldığını belirten El-Hut, Nasır Kompleksi’nin Gazze’nin güneyinde hala yarı entegre hizmetler sunan son tıbbi tesislerden biri olduğunu hatırlattı.
Uluslararası topluma bir mesajla sözlerini tamamlayan El-Hut, “Biz yaşamayı hak eden bir halkız. Hastalarımızı kurtarmak için kapasitemizin üzerinde çalışıyoruz.” diyerek gerekli malzemelerin girişinin sağlanması ve sağlık hizmetlerinin sürekliliği için acil müdahale çağrısında bulundu.
Nasır Hastanesi Müdürü, alternatiflerin olmaması ve tamamen bu hayati hizmetlere bağımlı olan hasta sayısının giderek artması nedeniyle mevcut durumun devam etmesinin yakın bir insani felaketin habercisi olduğunu vurguladı.
Öte yandan Birleşmiş Milletler (BM) raporları, yardım girişlerine yönelik kısıtlamaların ve sınır kapılarının kapalı tutulmasının devam etmesiyle bölgedeki insani durumun benzeri görülmemiş seviyelere gerilediğini ve krizin giderek daha da derinleştiğini gösteriyor.


