İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Esmail Baghaei, Tahran ile Washington arasında geçtiğimiz ay imzalanan mutabakat muhtırasının ciddi bir krizle karşı karşıya olduğunu açıkladı. Düzenlediği basın toplantısında konuşan Baghaei, ABD’nin anlaşma hükümlerini ihlal ettiğini savunarak, İran’ın bu ihlallere karşılık olarak kendi taahhütlerini yerine getirmeyeceğini belirtti.
Tahran yönetimi, ABD’yi mutabakatın beşinci maddesini çiğnemekle suçlarken, Washington’ın 30 günlük uyum sürecini beklemeden attığı adımların bölgedeki seyrüsefer güvenliğini tehlikeye attığını öne sürdü. İranlı sözcü, ülkesinin anlaşmayı ihlal eden ilk taraf olmayacağını ancak ABD’nin “saldırgan tutumuna” karşı sessiz kalmayacaklarını vurguladı. ABD Başkanı Donald Trump’ın “mutabakatın bittiğine” dair açıklamalarına rağmen diplomatik kanalların tamamen kapanmadığı, ancak arabulucularla yapılan temasların da oldukça hassas bir noktada olduğu ifade ediliyor.
Hürmüz Boğazı’nda restleşme
İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki tutumu, krizin merkezinde yer almaya devam ediyor. Sözcü Baghaei, boğaz üzerinde İran’ın egemenlik haklarının dokunulmaz olduğunu hatırlatarak, ABD ve İsrail’in bu stratejik geçiş noktasına müdahale etmesine izin vermeyeceklerini dile getirdi.
-
Sovereignty (Egemenlik) Vurgusu: Tahran, Hürmüz Boğazı’nın kendi güvenlik alanları olduğunu ve burayı tehdit unsuru olmaktan çıkarmak için her türlü önlemi alma hakkına sahip olduklarını belirtiyor.
-
İddialar ve Tepkiler: İran devlet televizyonu, ABD’nin mutabakatı ihlalleri nedeniyle Hürmüz Boğazı’nın “kapalı” olduğunu duyurdu. Tahran, bölgedeki gemi trafiğinin güvenliğini sağlama bahanesiyle ABD’nin bölgeye daha fazla müdahil olmasını ise “güvenliği istikrarsızlaştırma çabası” olarak yorumluyor.
Nükleer tesisler ve askeri gerilim
Diplomatik krizin yanı sıra sahadaki askeri hareketlilik de tırmanıyor. İran, ABD’nin bölgedeki askeri hedeflerine yönelik saldırılarını “savunma amaçlı” olarak tanımlarken, Washington yönetiminin saldırılarına karşılık verileceğini yineliyor.
Nükleer denetimlere “hayır”
Dışişleri Sözcüsü Baghaei, krizin bir başka yansıması olarak Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile ilgili önemli bir mesaj verdi. Tahran’ın, ajansın nükleer tesislerine erişim taleplerini onaylamayacağını belirten Baghaei, mevcut gerilim ortamında bu tür denetimlerin ulusal güvenlik endişelerini artırdığını savundu.
İran’ın bu hamlesi, geçtiğimiz ay imzalanan ve nükleer programın geleceğini de içeren mutabakat metninin uygulanabilirliğini zora sokuyor. 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya varılmasını hedefleyen sürecin, karşılıklı suçlamalar ve askeri tırmanış nedeniyle tıkanma noktasına gelmesi, küresel enerji piyasalarında ve bölge güvenliğinde belirsizliği artırıyor. Katar, Umman ve Pakistan gibi arabulucu ülkelerle temasların sürdüğü bildirilse de, sahadaki sertleşen söylemler diplomatik çözüm arayışlarını oldukça güçleştiriyor.



