Ankara’daki “15 Temmuz Demokrasi Müzesi”, 2016 yılındaki darbe girişiminde hayatını kaybeden 253 kişinin hatırasını yaşatıyor. Müzede sergilenen yüzlerce fotoğraf arasında, ziyaretçilerin dikkatini çeken ve iki ülke arasındaki insani bağları simgeleyen özel bir isim var: Faslı Jawad Merroun.
2008 yılında Türkiye’ye gelen ve 2010’dan itibaren İstanbul’a yerleşen 32 yaşındaki Merroun, profesyonel bir turist rehberiydi. Türkiye’yi “ikinci vatanı” olarak benimseyen Merroun, 15 Temmuz gecesi darbe girişimini duyar duymaz, bir Türk arkadaşıyla birlikte demokrasiyi savunmak için sokağa çıktı. O gece açılan ateş sonucu hayatını kaybeden Merroun, o karanlık gecenin tek yabancı uyruklu şehidi olarak tarihe geçti.
Unutulmayan Bir Miras ve İki Ülke Arasındaki Köprü
Darbe girişiminin 10. yıl dönümünde Türkiye, Jawad Merroun’un fedakarlığını bir kez daha onurlandırdı. Türkiye’nin Fas Büyükelçisi Mustafa İlker Kılıç, Tanca’daki ailesini ziyaret ederek taziyelerini iletti ve Merroun’un kabrini ziyaret etti. Büyükelçi Kılıç, Merroun’un “Türkiye ve Fas arasındaki dostluk ve kardeşliğin canlı bir simgesi” haline geldiğini vurguladı.
Vatandaşlık ve Kardeşlik Nişanı
Türkiye, bu büyük fedakarlığı karşılıksız bırakmadı. Devlet, Merroun’un ailesine Türk vatandaşlığı vererek, şehit yakınlarına tanınan tüm haklardan yararlanmalarını sağladı. Fas’ın Tanca kentindeki mezarı, bugün hem Türk hem de Faslı vatandaşlar için ortak bir hafıza noktası ve iki halkı birbirine bağlayan insani bir köprü niteliği taşıyor.
Müze ziyaretçileri için Jawad’ın fotoğrafı, sadece bir kaybı değil; sınırların, milliyetlerin ötesinde insani değerler etrafında birleşen bir ruhu temsil etmeye devam ediyor.



