İsrail Başbakanlık Ofisi tarafından yayımlanan ve Suriye’deki Türk Silahlı Kuvvetleri varlığını “güvenlik tehdidi” olarak niteleyen resmi video, uluslararası kamuoyunda ve dijital platformlarda tepki topladı. Tel Aviv yönetiminin Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’na düzenlediği hava saldırısını meşrulaştırmak amacıyla servis ettiği haritalı propaganda videosu, uzmanlar ve gazeteciler tarafından “iç krizleri örtbas etme çabası” olarak yorumlandı.
Tel Aviv’in harita manipülasyonu ve provokatif açıklamaları
İsrail Başbakanlık Ofisi Uluslararası Medya Sözcüsü Doron Spielman tarafından sunulan videoda, Türkiye’nin Suriye topraklarının yüzde 5’ini kontrol ettiği, İsrail’in ise güneyde yalnızca yüzde 0,1’lik bir alanda bulunduğu iddia edildi. Spielman, Türk ordusunun Suriye’nin kuzeyindeki Ebu Zuhur Hava üssüne konuşlanma ihtimalini “güvenlik tehdidi” olarak tanımlayarak, Türkiye’nin güneye doğru hareket etmesine izin verilmeyeceğini öne sürdü.
Videonun yayınlanmasıyla eş zamanlı olarak Binyamin Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan doğrudan hedef alınarak gerilimi tırmandırıcı ifadeler kullanıldı.
İletişim Başkanlığı: Tarihi gerçeklerden yoksun bir hezeyan
İsrail’in iddialarına Türkiye Cumhuriyeti İletişim Başkanlığı’ndan sert yanıt geldi. Açıklamada, Netanyahu ofisinin ifadeleri “tarihi gerçeklerden ve siyasi ciddiyetten yoksun bir hezeyan” olarak nitelendirildi.
Açıklamada şu değerlendirmelere yer verildi:
-
İddiaların, savaş suçlarından hesap vermekten kaçınan bir yönetimin acziyetini gösterdiği belirtildi.
-
Türkiye’yi yapay bir tehdit unsuru gibi gösterme çabasının bölgesel ve küresel barış için ciddi riskler taşıdığı vurgulandı.
-
Tel Aviv’in bu söylemlerle iç siyasette Netanyahu’ya seçim avantajı sağlamayı hedeflediği kaydedildi.
Uzmanlar ve gazeteciler iddiaları çürüttü
Yayımlanan video ve kullanılan haritalar, bölgeyi takip eden bağımsız araştırmacılar tarafından detaylı şekilde analiz edildi:
-
Saha Gerçekleri: Bölgede uzun süredir görev yapan gazeteci Rena Netjes, iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve Türk askeri varlığının iddia edilenin aksine Afrin kırsalındaki bazı üslerden çekildiğini belirterek sahadaki durumun çarpıtıldığını bildirdi.
-
Mesafelerin Tutarsızlığı: Suriyeli analistler, Ebu Zuhur Üssü için çizilen menzil haritasının İsrail işgali altındaki sınırlara dahi ulaşmadığına dikkat çekerek güvenlik tehdidi argümanının temelsiz olduğunu ifade etti.
-
Uluslararası Hukuk Hatırlatması: Sosyal medya kullanıcıları ve hukukçular, İsrail sözcüsünün bahsettiği Golan Tepeleri’nin uluslararası hukuka göre egemen İsrail toprağı değil, işgal altındaki Suriye toprağı olduğunu hatırlattı.
Asıl hedef Washington ve iç kamuoyu mu?
Siyaset bilimciler ve güvenlik uzmanları, İngilizce hazırlanan tanıtım videosunun doğrudan ABD güvenlik bürokrasisini hedef aldığını belirtiyor. Videonun, Washington ile Ankara arasındaki Suriye diyaloğunu olumsuz etkilemek amacıyla tasarlandığı ve İsrail’in iç siyasette yaşadığı demografik ile kurumsal krizleri dışarıya “hayali düşmanlar” ihraç ederek aşma refleksini yansıttığı değerlendiriliyor.
Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunmayı sürdüreceğini vurgulayan Ankara, provokasyonlara kapılmayacağını yinelerken, Adalet Bakanlığı da Netanyahu hakkında uluslararası düzeyde kırmızı bülten çıkarılması yönündeki hukuki sürecin başlatıldığını duyurmuştu. ABD Dışişleri Bakanlığı ise taraflara itidal ve doğrudan diyalog çağrısında bulundu.



